Yönetmenlerden Aforizmalar

Yönetmenlerin çektikleri filmler kadar söyledikleri de önemli bence… çünkü bir yönetmenin sinemasını (ve de amacını) anlamak için onların hayata ve sinemaya dair söylediklerine bakmak iyi birer rehber olacaktır.

Öyleyse gelin bulduğumuz yönetmen aforizmalarını bu başlık altında paylaşalım.

Not: İsteyen için başlık sadece yönetmenlerle sınırlı kalmayabilir.

Açılışı ben yapayım:

“Hikayelere önem vermem, hiçbir zaman da vermedim. Her hikaye aynıdır nasılsa, yeni öyküler yok elimizde. Kendimizi tekrarlayıp duruyoruz. Bir film yaparken hikayeyi düşünmek zorunda olduğumuza inanmıyorum. Film, öyküden ibaret değildir. Film, çoğunlukla görüntüdür, sestir, pek çok duygunun yansımasıdır. Hikaye kısmı ise bir şeyleri örtmek için vardır. Örneğin bir Hollywood yapımcısı iseniz 1988 tarihli Damnation filmimi 20 dakikada anlatabilirdiniz. Bu oldukça kolay olurdu. Ben neden uzun tuttum? Çünkü size hikayeyi göstermek istemedim. Ben size bu adamın yaşamını göstermek istedim.”
Bela Tarr

Sinema bana ortaya bir mesele koyma, hayat hakkında anlatılması da biraz zor, belki genel anlamda çok kabul edilmeyen, ideolojik ve kabul görmüş egemen algıların dışında, bir şeyler yapma fırsat ve özgürlüğü veriyor. Bunun için sinema yapıyorum. Ve sinemanın benim için en değerli, mucizevi yanı da bu. Ortaya bir mesele koyup, bir şeyler anlatabilmek için bir anlamda, yol olarak karakter ve öykü yazıyorum. Belirli bir şeyi anlatmak çok da bana göre bir şey değil. Ki yeterince anlatılıyor. Zulümler, sınıfsal konular vs sinemada yeterince anlatılıyor. Ben de belki bunların arkasında olabilecek, daha muğlâk, daha benim de anlayamadığım şeyleri anlatmaya çalışıyorum. Bir tür anlama çabası gibi… Zeki Demirkubuz

“Gerçeği abartmaktan, süslemekten, güzelleştirmekten hoşlandığımı bütün dostlarım bilir. Bazı insanlar bu yüzden yalancı olduğumu söylüyorlar. Benim gibi düşlerin ve görüntülerin dünyasında yaşayan birisi için gerçeğe sadık kalmak ancak doğaüstü, aşırı bir zorlama olabilir.” Fellini

“Seyircilerin bir filmi anlamaya çalışmadan önce hissetmesini yeğlerim.” Robert Bresson (duygudan çok metaforlara önem veren bir yönetmenin ağzından çıkması beni şaşırttı)

Erken ölmek uykusunu almamış bir insanı uyandırmak gibidir. Yaşlanınca ölmek, yeterince uyuyup sağlıklı bir uykuyu tamamlayıp kendi lehine uyanmaktır. İntihar ise uyuduğunun farkına varıp kendi kendini uyandırarak bitirdiğin bir kabus. Andrei Tarkovsky

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Yönetmenlerden Aforizmalar” bu yazı hakkında 4 yorum var

  • Jef _ Costello diyor ki:

    Bresson, aslında en acılı (seneca’ya göre DİLSİZ ACILAR) sorunları ajite etmeden, müziksiz -saf haliyle gösteren çok derin bir yönetmen..Ama ne yazıkki her insan (izleyici) onu göremez..ÇÜNKÜ BAKMAK VE GÖRMEK ARASINDA UÇURUM VARDIR..
    **

    Tiyatro’nun imkanlarından (oyuncular, sahneye koyma vb.) yararlanan ve kamerayı bir ÇOĞALTMA aracı olarak kullanan filmler; sinematografın imkanlarından yararlanan ve kamerayı YARATMA aracı olarak kullanan filmler..

    ROBERT BRESSON

    **

    Tarkosvky, Bunuel, Antonioni, Bergman, Herzog, Kubrick usta yönetmenler..Ancak benim için en özel olanları Haneke’yle beraber Bresson..
    Haneke’de Bresson’un Hocası’ olduğuna göre Bresson’un birkaç sözünü
    paylaşıyorum:

    “Seyirci ne istediğini bilmez.Sen kendin isteklerini, zevklerini kabul ettir ona.”

    (Pickpocket’teki soygun sahnesi..BİR USTA’dan resital..)
    **
    “Filmini beyazlık, sessizlik, hareketsizlik üzerine kur.”

    (En çok da Rastgele Baltazar filmine uygundu bu söz..)
    **

    “Sanatın en çarpıcı hali katıksız halidir..”

    (Bresson – Haneke -Dardenne’ler)
    **
    ve en sevdiğim sözü:

    GİZLİ İSTEKLERİN DOĞRUDAN DOĞRUYA MODERLLERİNE GEÇTİĞİ AN FİLMİN BAŞLAR..

  • okaliptus80 diyor ki:

    “Seyircilerin, her gün dünyanın her köşesinde olduğu gibi, gerçek dramı ve gerçek trejediyi, ‘tutku’larıyla övünen gerçek kadın ve erkeklerin gerçek sevgilerini ve gerçek nefretlerini görmeğe hazır olduklarına inandım. Yazılmış ve yazılmamış kurallara meydan okuyan, gerçek yaşamda bir çok insanın yaptığı gibi bu meydan okuyuşlarının sonuçlarını yiğitçe karşılayan kadın ve erkeklerle ilgili senaryoları sunmak zamanının geldiğini hissettim: Ön yargılara ve kıskançlıklara, ikiyüzlü bir toplumun kurallarına meydan okuyan; tutkuları uğrunda mücadele eden, tutkularını yenen ya da tutkularına yenilen insanlar…” (Erich von Stroheim)
    ____________

    “Filmlerimin başından sonuna kadar yüzümü neden hep aynı üzüntülü görünüşte muhafaza ettiğimi sık sık sorarlar bana. Çok basit: Müzikhole başladığım zamandan beri farkına vardım ki, az ya da çok gülünç bir numara tamamlandığında, seyircilerin tepkisine ne kadar kayıtsız kalınırsa, seyirci de numaraya o kadar çok gülmektedir. Bunun tersine, bazı güldürü oyuncuları seyirciye katılmaya, onlarla içli dışlı olmaya kalkışırlar. Yanlış” (Buster Keaton)
    ____________

    “Dışavurumculuğu yadsımıyorum, ama Dışavurumculuktan çok uzağım şimdi. Amerika’da film çevirmeye başladığım an simgecilik tutkusundan kurtuldum. Amerikalılar diyor ki: ‘Şunu ya da bunu anlayacak kadar zekiyiz. Bunları simge biçiminde tekrarlamak boşuna!’
    Dışavurumculuktan çok etkilenmiştim. İnsan belli bir dönemden, bir şeyler almaksızın geçemez. ‘Caligari’, ilgi çekici bir denemeydi, ilk girişimdi. Wiene aynı şeyi ‘Genuine’ ile tekrarlamaya kalkınca yürümedi. Sinema canlı bir sanattır. İnsan sinemada hep yeni olanı almalı; gelişigüzeli değil, size yararlı olanı, sizi zenginleştireni.” (Fritz Lang)
    ____________

    “Andre Breton ‘Fantastikte en hayranlık uyandıran şey fantastiğin var olmayışıdır, her şey gerçektir’ demişti. Birkaç ay önce Zavattini’yle konuşurken, Yeni Gerçekçiliği benimsemediğimi kendisine söyledim. Birlikte yemek yediğimiz için aklıma ilk gelen örnek şarap kadehi oldu. Kendisine dedim ki: Bir Yeni Gerçekçi için kadeh, kadehtir, başka hiçbir şey değildir; büfeden çıkarılır, içkiyle doldurulur, mutfağa götürülür, hizmetçi tarafından yıkanır. Hizmetçi kadehi kırabilir, bu da işine son verilmesine yol açar vb… Ama başka başka insanların seyrettiği bu aynı kadeh, binlerce başka şey olabilir; çünkü bu insanlardan her biri seyrettiği şeye bir tutam duygu katar ve hiç kimse cisimleri olduğu gibi görmez, isteklerinin ve ruh durumunun ona gösterdiği gibi görür. Ben, kadehleri bana bu şekilde gösterecek sinema için mücadele ediyorum, çünkü bu sinema bana gerçeğin eksiksiz bir görünüşünü de verecektir, eşyalar ve varlıklar konusundaki bilgilerimi artıracaktır, bilinmezliğin olağanüstü dünyasını? Ne basında ne de sokakta bulamadığım her şeyi açacaktır bana.” (Luis Bunuel)
    ____________

    “Gerçek belge-filmler çevrildiği vakit kahramanlara her adımda rastlanır. Öykülü bir filmin kahramanının adı şöyledir: Üçüncü adam. Bizim içinse kahramanımız birinci adamdır. Kendi halkının hayatına etkinlikle katılan, mutlu bir geleceğe güvenen basit adamdır.” (Joris Ivens)
    ____________

    “Film üzerinde insanın bir denetim uygulayabildiği tek an, kurgudur.(…)
    Görüntülere gelince, bunlar yeterli değildir; görüntüler çok önemlidir ama ancak görüntüdür. Önemli olan her görüntünün süresi, her görüntüyü izleyen öbür görüntüdür: Kurgu salonunda meydana getirilen şey sinemanın bütün söz ustalığıdır. Yönetmen ancak o vakit gerçekten bir sanatçıdır; çünkü bana göre bir film, ancak yönetmenin çeşitli malzemeyi sadece kazasız belasız bir kıyıya ulaştırmakla yetinmeyip bunları denetleyebilecek duruma ulaştığı ölçüde iyidir.” (Orson Welles)
    ____________

    “Benim iki canavarın pençesinde olduğumu biliyor musunuz ? Yaşamamı neredeyse imkansız kılıyorlar. Bunlar Charlie Chaplin ile Rene Clair’dir.
    Senaryomuzun (Miracolo a Milano) yarısında ilerledikçe, bazı günler oluyor ki, çalışmamızdan, buluşlarımızdan oldukça memnun kalıyoruz. Ama uzun sürmüyor! Ertesi gün kafama vurup, kendi kendime söyleniyorum: Charlie bunu daha önce, yirmi beş yıl önce düşünmüştü! Ya da Rene Clair onu şu filmde yapmıştı! Onlardan sonra sinema hemen hemen imkansızlaştı! Onlar, sadece bir iki kişi her şeyi buldu! Vallahi bana hayatı haram edip uykularıma engel oluyorlar.” (Vittorio de Sica)
    :)
    ____________

    “Bir ‘yazar sineması’ meydana getirmek istiyorum. Yönetmen filmini, kitap yazan bir yazar kadar serbestçe meydana getirmelidir. Şimdiki filmler sahte filmlerdir. Bir filmin sanat yapıtı olması için, bir tek insanın yapıtı olması gerekir. Sinema tekniğinin gelişmesi, yönetmenin her çeşit engeli aşmasını ve gerçekten “kendi” filmini çevirmesini sağlamak üzeredir. Çünkü o vakit yönetmenin artık çok sayıda çalışma arkadaşına ihtiyacı kalmayacak, aynı zamanda onların etkisinden de sıyrılmış olacaktır.” (Claude Lelouch)

  • okaliptus80 diyor ki:

    “Sık sık kullandığım bir başka insancıl nokta, seyircinin karşıtlıklara ve beklenmedik durumlara olan eğilimidir. Pek iyi bilindiği üzere halk iyi ile kötü, zengin ile yoksul, talihli ile talihsiz aıasındaki çatışmayı sever; birkaç dakika içinde hem gülmek hem de ağlamak hoşuna gider. Karşıtlık seyircinin ilgisini çeker, bundan dolayı karşıtlıktan her vakit yararlanırım: Polis tarafından kovalanıyorsam polisi hep iri yarı ve beceriksiz gösteririm, buna karşılık kendim onun bacaklarının arasından kayarak çevik, akrobat görünürüm. Biri bana kötü davranıyorsa bu her vakit iri yarı bir adamdır, böylece ufak tefek oluşumun yarattığı karşıtlıkla seyircinin sevgisini kazanır, hep davranışlarımın ciddiliği ile olayın gülünçlüğü arasındaki karşıtlığı meydana koyarım.” (Charles Chaplin)

    Güzel :)

  • Akif YILMAZ diyor ki:

    Daha önce yazmıştım, ama buraya yakışır diye düşündüm.

    “Günümüz filmleri yalnızca bir hayal dünyası sunuyorlar ve insanlarla gerçek bir bağ kurmaktan yoksunlar. Bu ülkede, insanlar duygusal olarak 21 yaşında ölüyorlar. Belki de daha erken… Bir sanatçı olarak benim sorumluluğum, onların ayakta kalmalarını, hiç değilse 21’i dolduracak kadar yaşayabilmelerini sağlamak. Bana kalırsa filmler, acıdan ve hiçlikten kurtulmanın mümkün olduğu duygusal ve entelektüel topraklarda yol bulmayı sağlayan birer harita.” John Cassavetes

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler