Siyad’a Doğru (2010)

Bu yıl 42.’si düzenlenecek ”Siyad Ödülleri” 31 Ocak Pazar akşamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde yapılacak törenle sahiplerini bulacak. Ödül töreninin sunuculuğunu ünlü komedyen Cem Yılmaz ve ”Korkuyorum Anne” filmindeki İpek rolüyle Siyad ödülünü kucaklayan başarılı aktris Şenay Gürler üstlenecek.

Toplam 20 filmin adının geçtiği adaylıklara bu yıl, uzun metraj filmlerin değerlendirildiği 11 dalın tümünde adaylığını ilan eden Taylan Biraderler’in ”Vavien” adlı filmi damgasını vurdu.

Bu başlık altından ”Siyad Ödülü” adayı filmleri değerlendirmeye çalışacağım.

İşte 42.Siyad Ödülleri adayları:

EN İYİ FİLM

HAYAT VAR (Yapımcı: Ömer ATAY)

İKİ DİL BİR BAVUL (Yapımcılar: Orhan ESKİKÖY, Özgür DOĞAN)

PANDORA’NIN KUTUSU (Yapımcılar: Yeşim USTAOĞLU, Muhammet ÇAKIRAL, Serkan ÇAKARER, Behrooz HASHEMIAN, Setareh FARSI, Natacha DEVILLERS, Catherine BURNIAUX, Michael WEBER, Tobias PAUSINGER)

SÜT (Yapımcı: Semih KAPLANOĞLU)

VAVİEN (Yapımcı: Müge KOLAT)

EN İYİ YÖNETİM

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Semih KAPLANOĞLU (SÜT)

Yağmur TAYLAN, Durul TAYLAN (VAVİEN)

Yeşim USTAOĞLU (PANDORA’NIN KUTUSU)

Derviş ZAİM (NOKTA)

MAHMUT TALİ ÖNGÖREN EN İYİ SENARYO

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Yılmaz ERDOĞAN (NEŞELİ HAYAT)

Engin GÜNAYDIN (VAVİEN)

İnan TEMELKURAN (BORNOVA BORNOVA)

Yeşim USTAOĞLU, Sema KAYGUSUZ (PANDORA’NIN KUTUSU)

CAHİDE SONKU EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Nesrin CAVADZADE (DİLBER’İN SEKİZ GÜNÜ)

Tsilla CHELTON (PANDORA’NIN KUTUSU)

Elit İŞCAN (HAYAT VAR)

Binnur KAYA (VAVİEN)

Nergis ÖZTÜRK (KISKANMAK)

EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Erdem AKAKÇE (KARANLIKTAKİLER)

Öner ERKAN (BORNOVA BORNOVA)

Mert FIRAT (BAŞKA DİLDE AŞK)

Engin GÜNAYDIN (VAVİEN)

Nadir SARIBACAK (UZAK İHTİMAL)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Derya ALABORA (PANDORA’NIN KUTUSU)

Övül AVKIRAN (PANDORA’NIN KUTUSU)

Büşra PEKİN (NEŞELİ HAYAT)

Damla SÖNMEZ (BORNOVA BORNOVA)

Serra YILMAZ (VAVİEN)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Erdal BEŞİKÇİOĞLU (HAYAT VAR)

Kadir ÇERMİK (BORNOVA BORNOVA)

Settar TANRIÖĞEN (VAVİEN)

Mustafa UZUNYILMAZ (MOMMO: KIZ KARDEŞİM)

Onur ÜNSAL (PANDORA’NIN KUTUSU)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

Özgür EKEN (SÜT)

Florent HERRY (HAYAT VAR)

Levent SEMERCİ, Vedat ÖZDEMİR (NEFES: VATAN SAĞOLSUN)

Gökhan TİRYAKİ (VAVİEN)

Ercan YILMAZ (NOKTA)

EN İYİ MÜZİK

Mazlum ÇİMEN (NOKTA)

Fairuz Derin Bulut (ACI AŞK)

Reşit GÖZDAMLA (HAYATIN TUZU)

Erkan OĞUR (MOMMO: KIZ KARDEŞİM)

Attila ÖZDEMİROĞLU (VAVİEN)

EN İYİ KURGU

Reha ERDEM (HAYAT VAR)

Orhan ESKİKÖY, Thomas BALKENHOL (İKİ DİL BİR BAVUL)

Bora GÖKŞİNGÖL (VAVİEN)

Çiçek KAHRAMAN (GÖLGESİZLER)

Levent SEMERCİ, Erkan ERDEM (NEFES: VATAN SAĞOLSUN)

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

Eren AKAY (7 KOCALI HÜRMÜZ)

Ömer ATAY (HAYAT VAR)

Nilüfer ÇAMUR GİRİTLİOĞLU (KISKANMAK)

Naz ERAYDA (11’E 10 KALA)

Elif TAŞÇIOĞLU (VAVİEN)

kaynak: www.siyad.org

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Siyad’a Doğru (2010)” bu yazı hakkında 6 yorum var

  • oscar1895 diyor ki:


    Hayat Var”ın sitemizdeki detaylı yorumu için: http://www.sinemabuyusu.com/?p=324


    İki Dil Bir Bavul”un sitemizdeki detaylı yorumu için: http://www.sinemabuyusu.com/?p=1203


    Pandora’nın Kutusu”nun sitemizdeki detaylı yorumu için: http://www.sinemabuyusu.com/?p=305

  • oscar1895 diyor ki:

    Süt – 2009 / Semih Kaplanoğlu

    Geçen yıl sinemalarımızı iki adet pek de alışılmadık film ziyaret etti. Bunlardan biri Reha Erdem’in Hayat Var’ı, bir diğeriyse Semih Kaplanoğlu’nun Süt’üydü. Hayat Var ‘kadın olma’ ve ‘büyüme’nin derdindeyken, Süt ise ‘erkek olma’ ve ‘büyüme’nin derdindeydi. Ve biz yine şunu anladık ki, ikisi de birbirinden zormuş.

    Yusuf’un gençlik dönemine dönüyoruz Süt’le. Askerlik çağı gelmiş ‘Süt’ten kesilmiş bir ‘erkek çocuğu’. Erkeklerin egemen olduğu bir dünyada yetişkinliğe geçiş süreci. Bu süreçte şiirlere yer yok, eline bıçak alıp otoriteyi kurmak ve geleceği düşünmek gerekiyor. İşte Yusuf tam da burada zorlanıyor. Annesi bir istasyon şefiyle beraber olmaya başlayınca bu süreç içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Kayboluyor âdeta…Yolunu bulmaya çalışan, ancak zorluklarıyla başa çıkmaya korkan bir erkek çocuğunun öyküsünü Kaplanoğlu son derece etkileyici bir dille anlatmış.

    Bu filmin iki sekansı var ki gerçekten de sinemamız için gurur verici derecede güçlü sekanslar bunlar. Giriş ve kapanış sekanslarından bahsediyorum. Son derece zorlu bir girişle izleyeceğimiz filmin tonlarını belli eden giriş sekansı ve Antonioni’nin L’eclipse’sinin ‘aydınlıkla kör eden’ finalini anımsatan kapanış sekansı.

    Kaplanoğlu Süt’le beraber anlatım dili güçlü bir yönetmen olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

  • oscar1895 diyor ki:

    ”Nokta”nın sitemizdeki detaylı yorumu için: http://www.sinemabuyusu.com/?p=1175

    ***

    Mommo: Kızkardeşim son yıllarda sıkça karşılaşmaya başladığımız (doğrusu hiç de şikayetçi değiliz) taşra filmlerinden biri. Gerçek bir olaydan esinlenilen film, babaları tarafından terkedilmiş iki kardeşin büyük babalarının yanında ‘büyümelerini’ konu edinmekte.Yetişkinler küçük çocukları korkutmak için ‘mommo’ adında hayali bir varlıktan söz edip duruyorlar; lakin onların dünyası zaten yetişkinlerle beraber yeterince korku dolu. Dedelerinin onları yetiştirme yurduna verme korkusu, babalarının onları satma korkusu ‘mommo’ adını verdikleri hayali varlığın korkusundan çok daha büyük. Yavaş yavaş bunu kendileri de öğreniyor, yıldızlı gecelerde sohpet ederken değil; bir bisikletle bir arabanın hızına yetişmeye çalışırken!

    Erkan Oğur’un muhteşem müzikleri filmin en büyük kozlarından. Perdesiz gitarın mucidi Oğur yine sanatını konuşturmuş ve filmin acı tonlarına notalarıyla destek vermiş.Gerçek hayatta da kardeş olan ikiliden özellikle ağabey başta olmak üzere oyuncular son derece doğal, gösterişten uzak performanslar sergilemişler.

  • oscar1895 diyor ki:

    Esasında her film için kısa kısa bir şeyler yazmayı düşünmüştüm; ancak vaktim yetmedi. Vavien hakkında da özellikle detaylı bir şeyler yazmak istediğimden şimdilik toparlama yapmak sanırım en iyisi.

    Ödüller bu akşam 19.30′daki törenle sahiplerini bulacak.

    Toparlayacak olursak eğer…

    Bir kere en iyi film kategorisinde çok büyük bir haksızlık var, bunu belirtmek lazım. ‘Nokta’ filminin bu dalda adaylık almaması Siyad’ın ayıbıdır. Derviş zaim biçimiyle fark yaratmıştır, ustalığını konuşturmuştur. Sinemamızda kaç tane Nokta gibi film izledik? Tek plandan ibaretmiş gibi görünen, bembeyaz fonu arkasına alan bu filmin neresinde kusur bulup bu kategoriye koymadılar şaştım doğrusu.

    ‘İki Dil Bir Bavul’ da ‘Pandora’nın Kutusu’ da gayet iyi filmlerdi, zaten yazdım bu filmler hakkında ne düşündüğümü. Ancak Nokta’nın bu iki filmden de iyi olduğu ortadadır. Acep Siyad üyeleri şöyle mi düşündü ki? ‘İki Dil Bir Bavul’ sinemamızda yepyeni bir üslup değerlendirilmesiyle mi kayırıldı? Eğer öyleyse Pelin Esmer’in vakti zamanında çektiği ‘Oyun’ filmi neyin nesiydi? Hem öyle düşünsek bile Nokta’nın üslubu hafife alınacak gibi mi? Çok mu çekildi sinemamızda Nokta gibi film? İmkanlar çerçevesinde değerlendirilmişse orasını bilemem tabii. Elbette kötü koşullardan iyi filmler çıkaranları kutlamak lazım. Peki İki Dil Bir Bavul’un imkanlar koşulları göz önüne alınarak, bu sinemacılara destek çıkmak amacıyla kayırıldığını düşünürsek eğer ‘Pandora’nın Kutusu’ için ne gibi bir sebep öne süreceğiz? Evet Pandora’nın Kutusu da son derece başarılı bir filmdi, ancak Nokta’dan daha mı iyiydi? Yoksa bir tane de ‘kadın’ filmi olsun dedikleri için mi seçildi?

    Bu yıl bu kadar iyi filmin çakışması hiç iyi olmamış maalesef. Hepsi birbirinden güzel filmler.

    *’En iyi film’ ve ‘En iyi yönetmen’ kategorilerinde ödülller ‘Hayat var’a gitmeli bir kere her şeyden önce. Hayat Var yılın en iyi ‘yerli’ filmi değildi. Çünkü Hayat Var yılın en iyi filmlerinden biriydi. Sinemanın en önemli iki unsurunu ‘sesi ve görselliği’ bu kadar zarif bir çalışmayla bizlere sunduğu için, ‘büyümeyi’ ve ‘kadın olmayı’ bu kadar sert ve cesur bir üslupla anlatıp bizleri yerle bir ettiği için, kısacası yılın belki de en önemli üç filminden birine imza attığı için Reha Erdem’in bu muhteşem filmi iki ödülü de kucaklamalıdır.

    Vavien’e yazık olacak elbette. Taylan Biraderler zaten bir önceki filmleri ‘Küçük Kıyamet’le kendilerini kanıtlamıştı. Son derece başarılı bir korku denemesiydi. Hem de ülkemizdeki en büyük açığı kapatıyorlardı. Bu defa da ülkemizdeki bir başka açığı ‘kara mizah’ı kapatmaya çalışmışlar ve son derece başarılı olmuşlar. Gerçekten alkışlanası bir film. Görülmesi gereken, son derece başarılı, son derec edeğerli bir çalışma. Esasında bütün adaylar iyi filmler ama Hayat Var’a rakip olmaları onların şanssızlığı diyelim.

    *’En iyi senaryo’ ödülünü Vavien’in almasını dilerim. Evet Taylanlar gerçekten de iyi yönetmenler bunu bir önceki filmde de kanıtlamışlardı zaten. Ancak Vavien’in böylesine özel bir film olmasında Engin Günaydın’ın harikulade senaryosunun da payı büyük. Hem böylece büyük iki ödülü alamayan film senaryoda kendini gösterir.

    *’En iyi Kadın oyuncu’ kategorisinde elit İşcan’ı da görmek ne güzel. Sahiden sevindim. Ancak bu ödülün adresi belli zaten. Tsilla Chelton’un 90 yaşındaki alkışlanası performansı gerçekten de görülmeye değer.

    *’En iyi erkek oyuncu’ kategorisinde şahsen ödülün Engin Günaydın’a gitmesini dilerim. Ancak ordaki başka isimlerden biri de ödülü kucaklayabilir, bilemiyorum.

    *’En iyi yardımcı kadın oyuncu’ ödülü Övül Avkıran ya da Serra Yılmaz’a gidebilir.

    *’En iyi yardımcı erkek oyuncu’ kategorisindeki ödülü şahsen Settar Tanrıöğen’in almasını dilerim. Sinemamızda birçok yan rolde karşımıza çıkan Settar Tanrıöğen bu ödülü gerçekten hakediyor.

    *’En iyi Görüntü Yönetimi’ ödülü esasında Hayat var’a gitmeli. Florent Herry yine harikalar yaratmış. Ancak Türkiye’de son zamanlardaki ‘kardeş payı’ mantığından hareketle bu ödülü ‘Nokta’ya verebilirler.

    *’En iyi Müzik’ kategorisinde Mazlum Çimen ve Erkan Oğur arasında bir rekabet var. Şayet En iyi görüntü yönetimindeki zarftan Nokta’nın adı çıkmazsa bu zarftan çıkacaktır. Tam tersi olursa bu zarftan Mommo: Kızkardeşim’in adı çıkacaktır. Tabi Attila Özdemiroğlu’nu da unutmamak gerekir. Kendisi sinemamızın en önemli bestecilerinden. (bkz.Arabesk, Ağır Roman vs…) Daha önce Siyad ödülünü almamışsa eğer ona da gidebilir bu ödül.

    *’En iyi kurgu’ ödülünün de yine Hayat Var’a gitmesi gerekir.

    *’En iyi sanat yönetimi’ de Zeki Demirkubuz’un Kıskanmak filmine gidecektir muhtemelen.

  • oscar1895 diyor ki:

    42.Siyad Ödülleri sahiplerini buldu.

    42. SİYAD ÖDÜLLERİ:
    ***

    EN İYİ FİLM
    HAYAT VAR (Yapımcı: Ömer ATAY)

    EN İYİ YÖNETİM
    Reha ERDEM (Hayat VAR)

    CAHİDE SONKU EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI
    Binnur KAYA (Vavien)

    EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
    Nadir SARIBACAK (Uzak İhtimal)

    EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI
    Büşra PEKİN (Neşeli Hayat)

    EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
    Settar Tanrıöğen (Vavien)

    MAHMUT TALİ ÖNGÖREN EN İYİ SENARYO
    Engin GÜNAYDIN (Vavien)

    EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ
    Florent HERRY (Hayat Var)

    EN İYİ MÜZİK
    Atilla ÖZDEMİROĞLU (Vavien)

    EN İYİ KURGU
    Reha ERDEM (Hayat Var)

    EN İYİ SANAT YÖNETİMİ
    Elif TAŞÇIOĞLU (Vavien)

    EN İYİ BELGESEL
    5 NO’LU CEZAEVİ (Yönetmen: Çayan DEMİREL)

    EN İYİ KISA FİLM
    CENNETTE DE ÖLÜM VAR (Yönetmen: Savaş BAYKAL)

    AHMET ULUÇAY UMUT ÖDÜLÜ
    Melih SELÇUK

    ONUR ÖDÜLLERİ
    Sezer SEZİN
    Süleyman TURAN
    Vedat TÜRKALİ

    TUNCAN OKAN EMEK ÖDÜLÜ
    Atilla DORSAY

    EN İYİ YABANCI FİLM
    AÇLIK-HUNGER (Yönetmen: Steve McQUEEN; İthalatçı: KUZEY FİLM)

    kaynak:siyad.org

  • oscar1895 diyor ki:

    En iyi film ve en iyi yönetim’in Hayat var’a gitmesi çok isabetli bir karar olmuş. Zira daha önce de belirttiğim gibi, Hayat Var değil yılın en iyi yerli filmi beki de en iyi filmiydi. Hatta 2000′li yılların en önemli filmlerinden biriydi. Hala aklımız ve fikrimiz takıldı hem Hayat’a, hem de hayata… Erdem’i bir kez daha alkışlıyoruz…

    Binnur Kaya zaten beğendiğim bir oyuncuydu. Taylan Biraderler’den olmasa kendisi belki de hiçbir zaman başrol alamayacaktı. Zaten bir önceki filmleri Küçük Kıyamet’te de hem Binnur Kaya’ya, özellikle de İlker Aksum’a bayılmıştık. Ödülün Tsilla Chelton’a gideceğini tahmin ettiysem de, açıkçası bu habere daha çok sevindim. Tsilla zaten Altın İstiridye dahil bir sürü ödül topladı. Binnur’un bu ödülü alması isabetli karar olmuş.

    Nadir Sarıbacak için bir şey diyemeyeceğim. Ben Engin Günaydın diyordum açıkçası. Nadir’in performansı da iyiydi aslında.

    Büşra Pekin bence yanlış bir karar. Sırf Yılmaz Erdoğan’ın gönlü hoş olsun diye mi verildi diye düşündürüyor hatta. Eleştirilerden mi korkuldu?

    Settar Tanrıöğen’i zaten beğeniyorum. Bu yıl hem Nokta da hem de Vavien’de izledik. İkisinde de başarılıydı zaten, ödülü alması iyi olmuş.

    Engin Günaydın’a senaryo ödülünün verilmesi yine son derece isabetli bir karar. Engin Günaydın’ı artık Vavien, Yazı-Tura gibi filmlerde görmek istiyoruz. Hem de sık görmek istiyoruz. Doğrusu bu kadar iyi senaryo yazabileceğinden de haberdar değildik. Tebrikler…

    Florent Herry, yaptığı her işle ödülü fazlasıyla hak ediyor. Reha Erdem’le yol arkadaşlığı hiç bitmesin. Biterse şayet, Erdem görüntüye de kendisi imza atsın:)

    Atilla Özdemiroğlu zaten yıllardır Türk Sinemasının en iyi film müziği bestecilerinden biri olduğunu kanıtlamıştı. Vavien’de de harikalar yaratmıştı. İsabetli bir karar.

    En iyi Kurgu ödülünün de Erdem’e gitmesi isabetli bir karar. Keza filmde sinemamız için eşine az rastlanır bir kurgu söz konusu.

    En iyi sanat yönetiminin de Vavien’e gitmesine çok çok sevindim. Yine gelecek eleştirilere önlem almak için Kıskanmak’a gideceğini düşünmüştüm ödülün. Vavien yine isabetli bir karar.

    En iyi yabancı film ödülünün Hunger’a gitmesi de en az en iyi film ödülünün Hayat Var’a gitmesi kadar isabetli olmuş.

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler