Seyir Defteri: “Meçhul Kız”, “Gece Hayvanları”

 

Seyir Defteri

“Meçhul Kız” (La Fille İnconnue)

“Gece Hayvanları” (Nocturnal Animals)

Dardenne Kardeşleri çok sevdiğimi söylemeye gerek yok. Kendilerine has üsluplarıyla birbirinden sarsıcı filmler çeken iki yönetmen. Bir önceki filmleri “2 Gün ve 1 Gece’ye 10/10 vermiştim. Fakat, bu filmleriyle artık tekrara düştüklerinin sinyallerini veriyorlar.

Belki klişe sayılabilecek bir söz kalıbı ama “Meçhul Kız” tam da “kısa film olsa daha iyi olurdu” tanımına uyan bir film. Hadi orta metraj olsun. 30, bilemedin 45 dakikada anlatabilecek bir hikayeyi uzattıkça uzatan ve herhangi bir dramatik çatışma göstermeyen film, aşırı yardımsever ve naif bir doktorun pek bir yere varmayan hikayesini anlatıyor. Hayatımda ilk kez bir Dardenne filminde çok sıkıldım ve film bir an önce bitsin istedim.

Son 5 dakikada peşpeşe acı gerçeklerle yüzleşiyoruz, fakat bu filmi kurtaramıyor maalesef.

“Gece Hayvanları”na gelince, bir film ters köşe yaparak bu kadar mı hayalkırıklığına uğratır? Bu sorunun cevabını veriyor film. Kendimizi bir ilişki filmi izlemeye hazırlamışken “İhtiyarlara Yer Yok” havasında kırsal bir suç filmi izliyoruz çoğunlukla. Başka bir deyişle bir modern Western veya neo noir. Madem elinizde böyle bir hikaye vardı ve onu anlatmak istiyordunuz, o zaman filmin adını değiştirip “İntikam” falan koyardınız, sonra biz de muazzam oyunculuklar eşliğinde bu modern suç filmini izlemeye koyulurduk.

Filmin en büyük problemi metafor olarak kullandığı yan hikayesinin rüzgarına kapılıp gitmesi ve esas meseleden kopması olmuş. Baştan, bunun bir kitap, bir kurgu (yani kurgu içinde kurgu) olduğu gerçeğini de bildiğimiz için hikayenin bir türlü içine giremiyor, girsek bile karakterlerin başına gelenleri veya gelecekleri fazla umursayamıyoruz. Karı koca arasındaki ilişkiye eğilen ve burjuva yaşamına ayna tutan bir film izleyeceğimizi sanırken bu yarıda kesiliyor ve kitaba (evet kitaba) dalıp gidiyoruz.

Yazılan kitabın içeriğiyle gerçek hayat arasındaki parallellik ve kullanılan metaforlar da incelikli değil ve hiçbir yere bağlanmıyor. Daha doğrusu “ee, bu mudur yani?” dedirtiyor. Muhtelemen seyirci üzerinde etki bırakmayı ve “vay be!” dedirtmeyi hedefleyen bu metaforik paralel öykü beklenen noktayı koyamıyor ve biraz havada kalıyor. Fakat, filmin yaşattığı hayalkırıklıkları bununla da bitmiyor. Kitabın yaptığı finalin ertesinde gelen esas final “müthiş bir intikammış doğrusu!” diyerek filmi alaya almanıza yol açıyor. Başka bir deyişle, “aman ne kadar da zeki bir final!” diye homurdanırken bulabilirsiniz kendinizi.

Geride bıraktığımız yıl Amy Adams için benim açımdan hep hayalkırıklığı oldu. Aktrisin gösterime giren bir önceki filmi “Arrival”da da benzer bir durum söz konusuydu. İki film de aslında pek bir maharetleri olmadığı halde ve sinemasal açıdan da öyle aman aman değilken sanki öyleymiş gibi lanse edildi. Ölüp bitenler, kendinden geçenler, aşık olanlar… İki film de son derece donuk ve ele aldığı meseleleri yeterince tatmin edici bir biçimde işleyemeyen filmler olarak sinema tarihinde yerini aldılar. “Arrival” nasıl ki uzaylı istilası (evet, ben ısrarla filmin uzaylı istilası üzerine bir film olduğunu düşünüyorum) alt türünü yeterince iyi yansıtamıyorsa ve belli senaryo tercihleriyle kendini komik duruma düşürüyorsa (tüm dünyanın kaderini değiştirecek bir seçilmiş kişi fantazisi) “Nocturnal Animals” ta ilişki filmi denilen türün hakkını veremiyor. Sakın bu bir ilişki filmi değildi, sen olayı yanlış anlamışsın demeyin. Basbayağı öyleydi, fakat yönetmen Tom Ford kendini şerifle diğer adamın öyküsüne fazla kaptırmış ve tamamen o öyküye yoğunlaşmış. Bu da filmi baştan sona anlamsız kılıyor ve can sıkıcı bir deneyime dönüştürüyor.

Dip not: Matt Damon patates yetiştirse izlerim ama o fragmanı gördükten sonra “Çin Seddi”ni izlemeye hiç niyetim yok!

 

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler