Savaşın Yok Ettiği Yıllar

Hollywood’un en başarılı yönetmenleri arasında yer alan, sinemasal kariyeri boyunca 3 Oscar ödülü kazanmış büyük bir yönetmen William Wyler… “The Best Years of Our Lives” ise büyük yönetmene ikinci Oscar’ını kazandırmış ve yönetmenin filmografisinde oldukça farklı bir yerde duran bir klasik.

Hollywood klasikleri içerisinde adını rahatlıkla anabileceğimiz bir yapım olmasına rağmen bu tarz sıralamalarda pek de alması gereken değeri almayan, zaman zaman unutulan biraz kıyıda kalmış bir film “The Best Years of Our Lives”. Bunun en önemli sebebini de 1947 Akademi Ödülleri’ni rahatlıkla gösterebiliriz. Aynı yıl çekilmiş Frank Capra’nın unutulmaz klasiği “It’s a Wonderful Life” ile tahmin edileceği üzere sıkı bir Oscar yarışına giren Wyler ve filmi yarıştan galip çıkmıştı. Tam 8 Oscar alan “The Best Years of Our Lives”ın yanında 5 adaylıktan hiçbir ödülü kazanamayan “It’s a Wonderful Life” çekildiği yıldan günümüze daha Wyler’ın filminden daha çok sevilmiş, sinefillerin adeta “başucu” filmi haline geldi. Durum böyle olunca Wyler’ın filmi günümüze değin biraz garipsendi, kıyıda köşede kaldı gibi. “It’s a Wonderful Life”ı oldukça beğenen biri olarak “The Best Years of Our Lives”ın da çok başarılı bir yapım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Oscar meselesine gelirsek “Akademi”nin takdiri demek daha doğru olur. Tabii Esasen hikayesine bakarsak kazandığı Oscar’ları pek de garipsememek gerekir.

“The Best Years of Our Lives” II. Dünya Savaşı sonrası savaştan evlerine dönen farklı sınıflarda 3 askerin eski hayatlarına dönüşlerini anlatıyor. Üçü de evlerine dönerken yaptıkları kısa uçak yolculuğunda tanışmaktadır. Bu birbirlerinden tamamen farklı 3 adamın kafalarının içinden geçen düşünceleri ne kadar da benziyor… Hepsi savaş öncesindeki hayatlarına dönüp dönemeyeceklerini düşünmekte. Hepsinin kafasında “Savaş neyi değiştirdi?” sorusu var gibi. Hepsi düşünceli… Uçak yolculuğundan sonra sıkı bir arkadaşlık kuran bu 3 adam birer bir er evlerine dönerler. Savaş sonucu ellerini kaybeden Homer Parish için dönüş pek de iyi olmaz. Ailesi bu halinden ötürü ona acımaktadır, savaş sonrası evlilik planları yaptığı sevgilisi Wilma ile. Hiçbir zaman lisedeyken basketbol oynadığı günlerdeki gibi olmayacaktır hayat Homer için. Savaşta büyük başarılar elde etmiş eski garson Fred; evine döndüğünde karısını bıraktığı yerde bulamaz. Daha sonra şehirde yeni evinde bulduğu karısıyla bir türlü mutluluğu yakalayamaz. İş bulmakta zorlanan ve karısıyla da arası iyi olmayan Fred’in aklı bir de dönüş uçağında taşındığı üçüncü kişi olan Al’ın kızına takılıdır. Fred de bir türlü yeni yaşamına adapte olamaz daha doğrusu eski yaşamına geri dönemez. Eski bankacı Al için ise durum biraz daha iyi gibi gözükür. Onu seven karısı ve çocukları onu iyi bir şekilde karşılasa da ona bakışları değişmiştir. Eski çalıştığı bankada daha iyi bir konumda tekrar işe başlayan Al’ın da hayatı bakışı değişmiştir.

MacKinlay Kantor’un kitabından uyarlanan film; savaşın yık.cı etkisinden nasibini alan yaşamları anlatıyor. Wyler’ın kamerası ise hep doğru yerde yer alıyor. Wyler uzun planlar çekiyor, karakterleri iyi tanıtıp savaşın etkisini resmediyor. Ayrıca halkın savaşa ve gazilere olan bakış açısını ifade etmeyi de ihmal etmiyor. Dediğim gibi Wyler’ın kamerası filmin başarısında büyük etken. Oyuncularına yaptığı yakın çekimler(özellikle hurdalıkta Fred’e yaptığı); fonda çalan ritme göre değişen müziklerle filmin etkileyicini artırıyor. Wyler’ın oyuncu yönetimi de çok başarılı. Özellikle aslen profesyonel bir oyuncu olmayan,“Yardımcı Erkek Oyuncu” Oscar’ını kazanan Harold Russell’ın olağan üstü oyunculuğu sinema tarihinin unutulmaz olayları arasında. Esasen bir gazi olan Harold Russell, aynı zamanda Onur ödülünü de alarak Akademi ödüllerinde bir ilke imza atmıştı. Ayrıca yönetmen Wyler ile yapımcı Samuel Goldwyn arasında geçen tartışma da bilinir. Wyler’ın oyuncudan tamamen doğal oyunculuk almak istemesine aldırış etmeyen yapımcı oyuncuya oyunculuk dersleri aldırmaya başlamıştı, neyse ki Wyler galip gelerek tamamıyla doğal bir oyunculuk almış. Diğer oyuncularında kalitesi ve filmdeki mükemmele yakın oyunculukları tartışılmayacak kadar başarılı. Oyuncuların başarısının yanından uzun süresine rağmen çok akıcı uyarlanmış senaryosu ve başarılı kurgusuyla her yönden başarısını tamamlıyor.

Film; savaş karşıtı tutumunun yanında kadın-erkek ilişkilerinde kadının önemini irdeliyor ve de farklı bir arkadaşlık kavramına yer veriyor. Hayatının en iyi yıllarını kaybedenlerin hikayesini anlatan, unutulmuş bir klasik “The Best Years of Our Lives”.

- The Best Years of Our Lives {Hayatımızın En Güzel Yılları} / William Wyler (1946) -

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • Yönetmenler