Rahatsız Edici bir Aşk Hikâyesi

Her zaman çektiği ayrıksı ve kendine has filmlerle sinema dünyasında kendisine yer edinmiş bir yönetmen Nicolas Roeg; özellikle 70’li yıllarda çektiği filmleriyle anılmış olsa da 1980 yapımı “Bad Timing” filmi de Roeg’in sinemasının tüm inceliklerini taşıyan, izlenilmesi gerekli filmlerinden biri.

İntihar eden biri kadının, intiharı sonrası ve öncesiyle alakalı olduğunu tahmin ettiğimiz karmaşık, tam olarak anlamlandıramadığımız kareler eşliğinde filmimiz başlıyor. Daha sonraysa intihar eden kadını tanıdığı sanılan psikiyatr Alex Linden ile olayı araştıran dedektif arasındaki diyaloglarla filmimize de adım atmış oluyoruz. Filmi dedektif ve Alex Linden arasında geçen diyaloglarla Linden’ın intihar eden Milena arasındaki bağın anlatıldığı ‘geriye dönüş’ filmimizin de aslında büyük bir bölümünü oluşturuyor. Linden ile dedektif(Harvey Keitel) arasındaki bu sohbet(aslında bir sorgu) sırasında Milena’nın ölümle yaşam arasındaki çırpınışı filmin dramatik yapısını oluşturuyor.

Başta Milena ile olan ilişkisini ‘sadece arkadaşıyım’ diye tanımlayan Linden anlattıkça tüm gerçekler de gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Milena’nın ayrıksı yaşamı, Linden’ın kıskançlık krizleri ile ortaya çıkmış olan hastalıklı ilişkilerinin filmin asıl meselesi olduğu film ilerledikçe anlaşılıyor. Milena her ne kadar Linden’a göre sadık bir eş olmasa da Linden’a olan aşkı her geçen gün daha da alevleniyor. Tabii ilişkilerindeki sorunlar da gitgide büyüyor. İkilinin her geçen gün yaklaştığı uçurum Viyana’nın kaotik atmosferiyle mükemmel bir biçimde resmediliyor. Mekân kullanımı diğer Roeg’in diğer filmlerinde olduğu gibi “Bad Timing”te de her sahnesinden çok özenli bir çalışmanın ürünü olduğu belli oluyor. Mekân kullanımıyla aynı oranda cezp edici müzik tercihleri de mükemmel bir uyum yakalıyor. Bunlara ek olarak Simon and Garfunkel grubundan Art Garfunkel ve Theresa Russell’ın gerçekçi performansları filmde göz kamaştırıyor.

Yapımcısının “hasta insanlar tarafından, hasta insanlar için yapılmış, hasta bir film” diyerek tanımladığı film; Roeg’e has cinselliğin öne çıktığı birçok sahneyle bezeli yapısıyla kuşkusuz birçok Roeg filmi gibi herkesin hazmedebileceği bir film değil. Lakin bittiğinde isminin daha da anlamlı bir hâl aldığı, kurgusu, oyuncuları ve çekim estetiğiyle ayrıksı bir havası bulunan bu kültün Nicolas Roeg’in izlenmesi gereken filmlerinden biri olduğu aşikâr…

- ‘Bad Timing’ {Kötü Zamanlama – 1980} / Nicolas Roeg -

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • Yönetmenler