‘Kaseki’ {Fosil – 1975} / Masaki Kobayashi

Sitedeki son film yorumum (daha doğrusu özet demeli), az önce üstünden kalktığım bir dram olsun. Eminim çoğumuzun gözünden kaçmış bir hazine. Doğaldır. Sinema dediğin, bir dipsiz derya.

İlgili resim

Fosil, en yüzeysel ifadeyle Kobayashi’nin ‘Ikiru’su. İleri yaşlardaki bir iş adamı (Itsuki rolüyle Shin Saburi) Paris tatili esnasında kansere yakalandığını öğrenir ve o beylik sorgulama süreci başlar. Geriye döndüğünde gördüğü, çalışmayla tüketilmiş ve ıskalanmış yıllardır, yaşanmamışlıklardır, pişmanlıklardır. Süreç çok daha karmaşık gelişir elbette (hele ki gizemli bir de kadın ile) ama filmin arteri budur. Ölüm, bir kez daha hayata değer katar; kimi farkındalıklara aracılık eder; değişimi tetikler… 3.5 saatlik süresi de o anlamda avantaj. Bizi depresif atmosfere daha iyi çekmeyi sağlıyor.

Film, sadece içsel bir vetireden ilerlemez. Beraberinde izleyicisini sanat turuna çıkaran bir yolculuktur da. Fransa bölümleri tam bir estet gözü. Kanserin henüz teşrif etmediği ilk kısımlar Paris güzellemesiyken; ana karakterin depresif sorgulamalarıyla beraber rota Burgundy’e (Burgonya) kayar. O pitoresk taşra yollarını, romanesk kiliseleri, müzeleri, manastırları, otantik restoranları karakterlerle beraber biz de yaşarız adeta. Gezeriz. Tabii son kertede Itsuki üzerinde arındırıcı/sorgulatıcı işleve hizmet eder hepsi. Mekan-insan-hafıza ilişkisinden daha bir yığın teknik detayına (dış ses çok efektif kullanılır mesela film süresince), Kaseki’nin modernist Avrupa sinemasını takip eden bir film olduğunu söylemek lazım. Kubrick, Resnais, illa ki Visconti. Ayrı ayrı akla üşüşebilirler.

Politik altmetin cephesindeyse iki pencere var. İş dünyasının seçilişi elbette kapitalizme, dünyevi hırslara kapılmış bir Japonya’ya göndermeyken. İkinci pencereden süzülenler biraz daha doğrudandır. Bahsini ettiğim Burgonya gezisi bölümünde dönen bir sohbet, Kobayashi’nin geçmiş işlerini bilenler için pek tanıdık. Burgonyalı köylülerin Nazilere direnişinden bahsedince beriki, başkarakterin hafızası bu kez başka bir noktadan kanar. Vaktiyle imparatorluğun emperyalist ordusunda savaştığını öğreniriz. Öz eleştirisini vererek girer söze: “Bizim savaş Fransız köylülerinin savaşından farklı. Onlar gibi yurdumuzu savunmadık. Komşularımızın topraklarına göz dikmiştik.”

Itsuki’nin hayatını temize çekme çabaları, ikinci yarımda (Japonya bölümleri oluyor) daha da çetrefilleşir.
Fosil, “kayıp” hatıralardır. Artık gelmeyecek olan zamandır…

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler