Kapkara Bir Boks Filmi

72 dakika gibi bir uzun metraj film için kısa bir süreye sahip olan “The Set-Up” belki göz açıp kapana kadar bitiyor; lakin söylemek istediklerini tüm çarpıcılığıyla anlatmayı başarıyor da. Filmi bir tür kırması olarak nitelendirmek sanıyorum yanlış bir tabir olmayacak. Zira hikâyesi ve Cannes’tan ödülle dönen göz kamaştırıcı dışavurumcu sinematografisiyle noir olarak görünen film aynı zamanda sağlam bir spor dramı görünümünde.

Hayatını kazandığı boks kariyerinin artık son günlerini geçiren, üst üste oynadığı birçok maçı kaybeden Stoker karısı Julie’ye hayalini kurduğu yaşamı sunamamaktadır. Kuşkusuz bunda üst üste aldığı kötü sonuçların hem maddi hem de manevi etkisi büyüktür. Aslında pek de gözü yükseklerde olmayan Julie’nin artık emekli olmasını istemesi üzerine Stoker’in çıkacağa maça olan hırsı artar. Karı kocanın bu konudaki tartışması filmin kilit anlarından biridir. Zira maç boyunca boksörümüzün gözleri Julie’nin koltuğunda olacaktır.

“Herkes bir şeyler üzerinden bahis oynar.”

Menajeri yenileceğine kesin gözüyle bakması üzerine Stoker’i şikeli bir maça çıkarır; lakin boksörümüzün maçın şikeli olduğundan haberi yoktur. Nasıl olsa üçüncü raundu göremeden nakavt olması beklenmektedir, tıpkı önceki maçlarında olduğu gibi… Ancak Stoker’in de film boyunca ağzından sıkça duyduğumuz üzere herkesin şanslı bir günü vardır ve bu maçı kazanacağını hissetmektedir. Rakibine göre oldukça zayıf ve yaşlı Stoker uzun raundlar boyunca mücadelesini verip, gözleri Julie’yi aradıkça izleyenin de içi sızlar. Zira bölgenin mafya babası boksörümüzün nakavtı üzerine yüklü miktarda bahis oynamıştır ve Stoker’in yapılan şikeden haberi olmadığını bilmemektedir. İşte bu hissiyatla filmde hep bir tedirginlik duygusu hâkimdir. Stoker herkese karşı tek başınadır. Onu ateşe atan menajeri bir saniye bile düşünmeden toz olacak bir kişiliğe sahiptir. Hayatta tek sahip olduğu şey olan Julie de maçı izlemiyordur…

Kuşkusuz Stoker’in hikâyesi dışında boks sporunun ne kadar zor bir spor dalı olduğunu özellikle karakterimizin maç sırasını beklerken diğer sıra bekleyen boksörlerin aralarındaki diyaloglardan etkili bir biçimde anlıyoruz. Aslında bu bölüm Stoker’in maçı önce gerilimi alttan alta hazırlıyor. Bu bölümde boksörlerin hayat felsefesinden tutun da ilk maç korkusundan imkânsız hayallere kadar birçok dikkat çekici unsur barındırıyor.

Kara film görünümünde güçlü bir spor dramı olan “The Set-Up” bu bileşiminin yanı sıra hayata dair etkili söylemleriyle de kolay kolay bir benzeri bulunmayacak bir film. Kısacık süresine rağmen izleyen üzerinde iz bırakmayı başaran bu filmi kaçırmayın!

- ‘The Set-Up’ {1949} / Robert Wise -

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Kapkara Bir Boks Filmi” bu yazı hakkında 1 yorum var

  • Yusuf Bozdemir diyor ki:

    Benim de çok sevdiğim enfes bir Robert Wise filmidir Kadircan. Eline sağlık, yazı çok güzel olmuş. Bu filmin Dvd ekstrasında Martin Scorsese ve Robert Wise’ ın paralel yorumuyla filmi izleme seçeneği vardı bir de…

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • Yönetmenler