DVD Köşesi: Serbuan Maut, Yeraltı, Kara Şövalye Yükseliyor

 

 

 

“The Dark Knight Rises” “Kara Şövalye Yükseliyor”

Yönetmenin neredeyse Batman olgusuyla tamamen bağlarını kopardığı ve adeta Batman’siz bir Batman filmi çektiği üçlemenin bu son filmi de DVD formatında piyasaya sunularak üçlemeyi tamamlamış oldu.

Tek diskli vanilya baskı ve ekstralar içeren iki diskli baskı olmak üzere iki ayrı baskısı çıkan film iki ayrı kapak tasarımı içeriyor. Bir Warner Bros DVD’si olduğu için her zamanki gibi DTS seçeneği yok (zaten artık DTS’li DVD devri kapanıyor gibi)

Filmi birkez daha görmek isteyenler, önceki iki film arşivlerinde varsa üçlemeyi tamamlamak isteyenler ve yeni üçlemenin hayranları için bekleyiş sona erdi, ancak “Burton’cuları” aynı ölçüde heyecanlandırmayabilir bu çıkış.

Önceki iki bölüme göre üçlemede en az aksiyon içeren film olduğu için bu tür filmlerin olmazsa olmazlarından demo sahneler ne yazık ki çok az. Filmi sırtlayan ve hatta izlenir kılan belki de tek isim Tom Hardy ve onun Bane yorumu. Onun dışında 160 dakika boyunca çok karakterli bir polisiye drama izliyorsunuz.

Üçlemenin detaylı eleştirisi için bakınız: http://www.sinemabuyusu.com/index.php/2780.html

 

“Yeraltı”

Zeki Demirkubuz’un son filmi sinemamızın belki de ilk karakter draması, daha doğrusu filmin baş karakterin gözünden şekillendiği ilk yerli filmimiz. Bu yönüyle “The Wrestler”ı hatırlatıyor, ancak ne yazık ki onun gibi bir başyapıt değil.

İlk yarıda bir karakter draması izliyoruz, ancak ikinci yarıda, yani filmin son yarım saatinde Demirkubuz başka bir yola sapıyor, böylece film hem ilk yarıdan kopmuş oluyor, hem ilk yarıdaki atmosferini kaybetmiş oluyor hem de yarım kalmış oluyor. İkinci yarıda hikayenin ve diyalogların geri çekildiği görselliğin ve estetiğin öne çıktığı bir film izliyoruz. Demirkubuz belki de ben istesem her türlü film çekerim mesajı vermeye çalışıyor, kimbilir, ancak ilk yarıdaki olayları sonuca bağlasa müthiş bir film ortaya çıkabilirmiş, bu haliyle sadece ilk yarısı (ilk 60 dakikası) çok iyi bir film olarak kalıyor.

Ancak ders niyetine okutulacak nitelikteki restoran sahnesi unutulmaz.

Bu arada Demirkubuz Ankara şehrini iyi değerlendiremiyor mu yoksa değerlendirmek mi istemiyor bu size kalmış, siz karar verin.

Bunların haricinde, finalin ucunu açık bırakma tercihi bu filmde de var. Bunun Türk sinemamızda bir alışkanlığa dönüşmesinden korkuyorum ve zaman zaman bu “bir sonuca bağlayamama” durumunun bir stratejiden ziyade bir çaresizlik olduğunu düşünüyorum, çünkü her başlangıcın öyle ya da böyle bir bitişi vardır.

 

“Serbuan Maut” “Baskın”

Popülerlik veya fenomen olmak ayrı bir şey, kült olmak ya da efsane olmak ayrı bir şey. Serbuan Maut ikinci kategoriye giriyor sanırım. Filmin başarısı bence düşük bütçeyle büyük işler yapmasından değil teknik işçiliğinden ve zanaatından kaynaklanıyor. J. J. Abrams’ı bile gölgede bırakacak bir kurgu çalışması var filmin, çatışma sahneleri ayrı bir enteresan, dövüş sahneleri tüm zamanların en iyisi mi bilmiyorum ancak tek bir dövüş sahnesinin yaklaşık iki haftada çekildiğini ancak doğaçlama hissiyatı yakaladığını düşününce saygıyla eğilmekten başka çare kalmıyor.

Çok iyi tasarlanmış, göz dolduran bir DVD kutusuyla satışa sunulan film “işitme engelliler için özel altyazı” seçeneği ile de “helal olsun!” dedirtiyor.

Filmde daha iyi olabilirdi denilebilecek yerler yok değil, ancak profesyonel bir ekibin elinden çıkmış usta işi, her türlü imkanın ve desteğin sağlandığı bir film değil bu, öte yandan amatörlük kokan bir film de değil. Sadece biraz acemi diyebiliriz. Örneğin internette tartışma platformlarında sıkça karşınıza çıkabilecek bir “şikayet” dönüyor filmle ilgili. O da filmin bir yerinden sonra neden kimsenin silah kullanmak aklına gelmediği, hatta silahların birden ortadan kaybolduğu ve herkesin kesici aletlere sarıldığı. Bunun da dövüş filmi değil macera filmi izlemek isteyen türün hayranlarını hayalkırıklığına uğratması doğal bence.

Film binaya giriş öncesi hazırlık sahnesi, kurşun sahnesi, balta sahnesi ve efsane abi kardeş sahnesi gibi pek çok unutulmaz, aksiyon sineması tarihine adını altın harflerle kazıtabilecek sahnelere sahip.

 

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler