Gülmek Güzeldir

Garbo gülüyor! Vakti zamanında Anna Christie (1930) ile afişe kocaman ‘’Garbo Konuşuyor!’’ sloganı yazılmış. Ninotchka’nın sloganı ise şuydu: ‘’Garbo Gülüyor!’’
Evet Garbo gülüyor, hem de kahkahalara boğularak.(Bir söylentiye göre, gülme sesi bir başkasına aitmiş.) Ancak Garbo’nun kahkahalara boğulması o kadar da kolay olmuyor tabi. Paris’e Sovyet devlet görevlisi olarak gelen Ninotchka, çok savaş görmüş, erkek gibi yetişmiş, katı kuralları olan biridir. Leon (Melvyn Douglas) ise ona deli gibi aşık olan, aşkını (daha doğrusu bizzat aşkın kendisini) ispatlamaya çalışıp, durur. Ancak Ninotchka gibi biri için aşkın hiçbir değeri yoktur. Kenar mahalle restoranlarından birinde geçen bu sahnede, Leon bu disiplin tutkunu kadını güldürmeye kararlıdır. Öyle ki, deli gibi espriler yapıp durur, fıkralar anlatır (hatta bazen anlatamaz.) Ne var ki Ninotchka’yı güldürmek neredeyse imkansız gibidir. Tam vazgeçmişken, yaptığı bir sakarlık sonucu başta Ninotchka olmak üzere bütün restoran kahkahalara boğulur.

Ninotchka (1939) / Ninoşka

——————————————————————————————————-

Bir Anlatabilse…Arzu Film bünyesinde çekilen aile komedilerinin vazgeçilemez aktörlerindendir Şener Şen. Özellikle Neşeli Günler’de canlandırdığı karakter ‘Ziya’nın artık bir efsane olduğunu söylesek, abartmış olmayız herhalde. İşte bir diğer unutulmaz Şen karakteri de Gülen Gözler’in Vecihi’sidir. Bütün film boyunca Yaşar Usta’dan(Münir Özkul), kızı Fikret (Ayşen Gruda) ister durur. Ancak Yaşar Usta’da keçi inadı vardır, ve kızını bu deliye vermemeye kararlıdır. Yine Fikret’i istemeye geldiği sahnelerin birinde, Yaşar Usta’yı yumuşatmak için fıkra anlatmaya kalkışır; lakin gülmekten, fıkranın sonunu bir türlü getiremez. Yaşar Usta hariç ‘’Delinin biri bir gün….’’ diye başlayan, ancak devamıbir türlü gelmeyen fıkraya (ya da fıkrayı anlatmaya çalışan Vecihi’ye) gülmeye başlar.

Gülen Gözler (1977)

——————————————————————————————————-

Çift başlı Homeros Coen Kardeşler’in bu ilk kült filmi, kapkara bir gerilim örneğidir. Giriş sekansından (bardaktan boşalırcasına yağan yağmuru ve yağmur sileceklerini ve Carter Burwell’in film boyunca karelere eşlik eden, tedirgin edici melodilerini hatırlayın) tutun da, kapanış sekansına kadar, her karesi ince detaylarla örülü gerçek bir suç klasiğidir. Ancak her Coen filminde olduğu gibi, bu ilk film de, Coenlerin mizahından payını almıştır. Zaten bu film, daha sonra çekilecek Coen filmografisinin de bir anlamda rehberi gibidir. Bu kapkara suç filminin, adeta nefesleri kesen finalinin hemen arkasından gelen kahkahalar ise, kuşku yok ki hepimizi fazlasıyla şaşırtmıştı. Ancak bu kahkahaların sebebini, bizzat kahkahayı atan karakterimiz Loren’ın ağzından öğrendiğimizde, kahramanımızın giderayak yaptığı bu espri biz seyircilerin de ona eşlik etmesini sağlamıştır.

Blood Simple. (1984) / Kansız

——————————————————————————————————-

Heath Ledger’ın adeta ruhunu satarak oynadığı Joker iyi biri olmayabilir. Ancak bu katıksız anarşist, gerçekten de sözünün eridir. Onun için ne paranın, ne de sıcaklığı hissettiğinde, orayı terk ederken, tereddüt edebilecek bir sevgi bağı yoktur. İşte böyle birini yola getirmek imkansızdır. Batman bile bu anarşist psikopatı yola getiremez. Attığı dayaklara karşılık, adeta zevk alırcasına kahkahalarla karşılık verir. Ancak onun kahkahalarına aldanmayın. Aslında o gülmüyor ve yüzündeki çizgilerin aksine, ne kendine ne de dünyaya huzur vermemeye kararlıdır.

The Dark Knight (2008) / Christopher Nolan

——————————————————————————————————-

Burjuvazinin çirkin kahkahaları… Yıllardır görmediği ‘arkadaş’ı Cemil’i görmeye gelen Azem (A’nın üzerindeki şapkaya dikkat), Cemil’in artık eski ‘arkadaş’ı olmadığını, burjuva sınıfının sahte dünyasında kaybolduğunu, esasında çoktan anlamıştır. Ne var ki, her şeye rağmen, onun geçmişiyle hesaplaşıp, gerçekleri göreceğine inanmaktadır. Sırf bu yüzden bu sınıfla beraber aynı masada oturup yemek bile yiyor. (ya da yemeye çalışıyor.). Kendilerinden farklı görnünen bu ‘öteki’ kişiyi küçük düşürmek için, ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. İşte tam da burada, ustalığını konuşturan Güney, kamerasını burjuvazinin çirkin ve küstahça kahkahalarına çevirir.

Arkadaş (1974)

——————————————————————————————————–

İşte karşımızda bir başka anarşist. Lou’nun barının bodrumunu kullanan Dövüş Kulübünün üyeleri, Lou’nun bizzat kendisi ve eli silahlı adamıyla gelmesinin karşısında ne yapacaklarını bilemezler. Ancak Tyler Durden (Brad Pitt) kendinden emin tavırlarıyla Lou’ya direnmeye kararlıdır. Eli silahlı (ve de haklı) olan Lou’ya karşı Tyler ne yapabilir ki, diye düşünürken, Lou’nun bütün şiddet patlamalarına rağmen Tyler’ın silahı kahkahadan başka bir şey değildir. Tyler’ı iyice benzettikten sonra, nihayet yapacak bir şeyin olmadığını düşünen Lou diğerlerinin üstüne yürümeye karar verirken, Tyler kahkahalarının yerini sapıkça bir şekilde Lou’nun üzerine atlayarak, üzerine kan kusup onu ikna edecektir.

Fight Club (1999) / Dövüş Kulübü

———————————————————————————————————

Bazen gülümsemek, başkalarının canını yakar. Günahsız birçok köylüye eziyet eden bu kahraman (!) Amerikan ordusu, evin içindeki gizli bölmede saklanan bir anne ve annenin bütün annelik duygusuyla korumaya çalıştığı çocuğu bulup çıkarır. O sırada bütün bu olumsuzluklara rağmen, çocuk tamamen biyolojik sebeplerden ötürü gülümsemektedir. Ancak masumiyetini yitiren Chris (Charlie Sheen), yaptıkları bunca çirkin şeyden sonra, gülümseyen bu delikanlıya kızıp, dans etmesini isteyerek ateş eder. Hemen arkasından da, bir diğer asker elindeki tüfekle, çocuğun kafatasını parçalar.

Platoon (1986) / Müfreze

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Gülmek Güzeldir” bu yazı hakkında 4 yorum var

  • Rashomon diyor ki:

    Tommy öyle bir anlatır ki, Henry gülmekten kendini kaybeder. Bu normal bir gülme değil, son derece abartılmış bir gülmedir… ‘Tommy çok komiksin’ demez mi, ‘nasıl komik’ diye bir cevap alır. Sonrasında ise Tommy’ den öyle bir korkar ki… Bu sefer gülme sırası Tommy ve arkadaşlarındadır…

    ‘Goodfellas’ (1990) / Sıkı Dostlar

    Arkadaşının düştüğü komik durumu görünce gülmekten kendini alamayan, ara ara arkadaşının bozulduğunu görüp gülmeyi kesen; fakat sonrasında gülmeyi sürdüren bir adam… Yine filmde Bay Pignon’ un telefonda konuştuğu bir anda (eyvah bu adam yine mi telefonla konuşuyor:), karşısındaki kişiyle kahkahalara boğulduğu sahneler.

    ‘Le Dîner de cons’ (1998) / Salaklar Sofrası

    ….

  • okaliptus80 diyor ki:

    Buster Keaton bu eylemden inatla kaçadursun, hepimiz yüzlerce gülme sahnesine şahit olmuşuzdur izlediğimiz filmlerde. Ancak içlerinde bir kısmı mutlaka daha etkileyici olmuştur, daha akılda kalıcı olmuştur. Değerli Oscar’ın verdiği ‘Ninotchka’daki o sahne gibi mesela… Neyse, hemen filmime geleyim:
    Beni bu anlamda en etkilemiş olan “Cingöz Recai” karakteri olmuştur herhalde. Aynı isimli filmde Ayhan Işık tarafından canlandırılan yerli Arsen Lüpen. Peşindekiyse yerli Mayk Hammer oluyor sanırım; Abdurrahman Palay. Cingöz’ün attığı kahkahalar adeta büyük bir kibirin ve kendinden eminliğin göstergesiydi. Ne gülüş ama…

  • Jef _ Costello diyor ki:

    Genelde başıma kötü hadiseler (daha açık konuşmak gerekirse vahim ve traji-komik durumlar) geldiğinde gülmeyi tercih eden biriyim –
    veya art niyetli olduğunu sezdiğim ama gene de sevdiğim insanları hiç beklemedikleri anda kazığa oturttuğumda – onları şok ettiğimde gülen biriyim..

    o yüzden şu iki filmdeki komedi sahneleri (özellikle white heat’taki :) anlamlı geliyor bana..(kendime göre tabi..)
    **
    scream 1996

    https://www.youtube.com/watch?v=zyVKJXfRm_g
    *
    white heat 1949

    https://www.youtube.com/watch?v=OjzKiEs_pHI

  • okaliptus80 diyor ki:

    Germaine Dulac’ın izlenimci ve feminist klasiği ‘La souriante Madame Beudet’in {Güleryüzlü Madam Beudet – 1923} kadın kahramanı, aksine pek güleryüzlü değildir. Ama bir sahne var ki… Yine -ilaç niyetine sığındığı- mutat gündüz düşlerinden birinde, dergideki tenis oyuncusu sayfadan çıkıp odada belirir. Sevmediği zengin kocayı derdest edercesine yerinden kaldırır. Solgun yüzünün altında ihtiraslar taşıyan Madam Beudet bu manzaraya pek sevinir. Koyverir kahkahayı.

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler