‘Elmer Gantry’ {Şarlatan – 1960} / Richard Brooks


Etkileyici hitabet gücüyle,  insanları kolayca etki altına alabilen; dinleyenini bulduğunda konuştukça konuşan bir adam. Hayatta tutunamayan; ayyaş, sahtekâr bir adam. Birbirine ne kadar tezat değil mi, oysa aynı adamdan söz ediyoruz. Filmde karşıtlıklar öyle güzel bir şekilde verilmiş ki…

Nedir bu adamı bu kadar etkileyici kılan?  İnsanlara duymak isteyeceklerini anlatması belki, belki de konuşmasının aralarına sıkıştırdığı bolca yalanlar. Sadece bu kadar değil sanki, onun yaptığı kuru bir gevezelik de değil; ki öyle olsaydı insanlar dakikalarca ağzına bakarlar mıydı?

Hani hayat bazan bazı insanlara ‘yürü ya kulum’ der ya, işte Elmer Gantry‘e de öyle diyor. Hayat onu oradan oraya sefalete sürüklerken, birden bir kadının peşinden kasaba kasaba dolaşıp insanlara etkileyici vaazlar veren bir adama dönüştürür.  Bunu hiç yadırgamaz bu onun doğasında vardır. Bu işte o kadar başarılıdır ki… Ne yapıyorlar? Din alıp satıyorlar, yani din ticareti. İyi de kazanıyorlar, sanki.

Elmer Gantry‘i oradan oraya sürükleyen sadece hitabet gücü değil, aynı zamanda rahibe Sharon‘a duyduğu aşk…

Oysa her şey insanları etkileyip onların düşünceleri üzerine oynamak gibi masum bir amaç uğruna başlamıştı (!) -Emekleme döneminden çıkıp etkileyici bir güç olma yolunda adımlar atmaya başlayan- yüce güç ‘medya’nın da itici gücüyle ulusal bir mesele olmaya başlar,  Sharon‘un kurduğu bu organizasyon. Medyanın bu etkisi Elmer Gantry‘i  ve Sharon‘u bir mite dönüştürür. Bu şarlatanlık o kadar korkutucu boyuta ulaşır ki, sanki bir peygambermişcesine mucizeler yaratmaya girişirler. Olaylar git gide kontrolden çıkmaya başlar, artık birtakım olumsuz durumlar kaçınılmazdır. Medya rüzgarını da arkasına alan din tüccarları ve onların etkileyici vaizi, bu rüzgarın ters esmesiyle yavaş yavaş bir çöküşe giderler. Ne yaman çelişkidir ki, onu bu sefil hayattan zirveye çıkaran bir kadınsa, onu zirveden de indiren bir kadın olacaktır. Peki ne oldu da bu insanlar tarumar oldu? İsterseniz -onları göklere çıkaran- medyanın bir üyesi yanıtlasın bunu: ‘insanlar artık onların tanrı olmadığını öğrendiler

Aslında film bize Elmer Gantry karakteri aracılığıyla, din ticaretini şarlatanlığa dönüştürenleri anlatmakta. Yaşamları ile söyledikleri birbirine karşıt olan insanları anlatmakta. Amerikan toplumunda insanların yumuşak karnı olan dini, birtakım kişilerin nasıl çıkarlarına alet ettiklerini görmekteyiz. Din siyasetin belirlenmesinde de önemli bir güçtür. Birtakım siyasi görüşlere dini kullanarak insanların nasıl kanalize edilebileceğini de eleştirel bir şekilde bize göstermekte, film. Keza sistemin işleyişinde dinin ne kadar önemli bir çark olduğunu da görürüz filmde.

Film döneme etkileyici bir bakış atmanın yanında, o dönemde yaşananları eleştirmekte. Bir roman uyarlaması olan bu film, eleştirel açıdan romanın yanına yaklaşamamış; zira filmde eleştirel yön epey yumuşatılmış.

1920′ler Amerikasında çevreden merkeze bir bakış. Üstelik yasaklarla (içki yasağı) ve çalkantılı siyasi gelişmelerle dolu.

Son olarak filmde Burt Lancaster’in muhteşem bir oyunculuk performansı gösterdiğini eklemek istiyorum. Bazılarınca oldukça abartılı bir oyunculuk olarak kabul edilebilir, fakat oynadığı karakteri gözönüne aldığımızda hiç de abartılı bir oyunculuk değil onunkisi.

Son dedik, ama usta yönetmen Richard Brooks‘u da unutmamak lazım. Her şeye rağmen iyi bir uyarlama, müthiş bir karakter oluşturmuş, oyuncu kadrosu iyi, senaryo iyi, filmin akışı da gayet iyi (ya da ben öyle düşünüyorum:).

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • Yönetmenler