Cannes’a Doğru…

Dünyanın en prestijli ödül törenlerinden biri olan ”Cannes Film Festivali”, bu yıl 61. defa uluslararası filmlere yer verecek; başarılı olanları ödüllendirecek. 14 – 25 Mayıs arasında düzenlenecek festival, her yıl olduğu gibi sinemaseverlerin bütün dikaktini Fransa’nın ünlü kenti Cannes’da topladı.

Son yıllarda yıldızı iyice parlayan Natalie Portman’ın da aralarında bulunduğu jüriye, bu yıl Into the Wild’la üstün bir yönetmenlik başarısı göstererek; iyi bir oyuncu olduğu kadar usta yönetmenlere taş çıkaracak performansıyla kamera arkasında da başarısını kanıtlayan Sean Penn başkanlık yapacak. Ayrıca bu yıl Cannes’ın bizi daha fazla heyecanlandırdığını belirterek; ‘Belirli Bir Bakış’ yarışma jürisine Fatih Akın’ın başkanlık yaptığını, Nuri Bilge Ceylan’ın önce ”Hayaller” adıyla gösterime gireceği söylenen ve son anda adı ”Üç Maymun” (Three Monkeys) olarak değiştirilen filminin de büyük ödül ”Altın Palmiye” için yarışacağını da ekleyelim.

İşte Altın Palmiye Adayları:::

Three Monkeys – Nuri Bilge Ceylan

Linha de Passe – Walter Salles ve Daniela Thomas

Che – Steven Soderbergh

Leonera – Pablo Trapero

Il Divo – Paolo Sorrentino

The Palermo Shooting – Wim Wenders

Gomorra- Matteo Garrone

Synecdoche, New York – Charlie Kaufman

24 City – Zhang Ke Jia

My Magic – Eric Khoo

La Mujer sin cabeza – Lucrecia Martel

Serbis – Brillante Mendoza

Delta – Kornél Mundruczó

Le Silence de Lorna – Jean-Pierre ve Luc Dardenne

Un conte de Noël – Arnaud Desplechin

Changeling – Clint Eastwood

Adoration – Atom Egoyan

Waltz with Bashir – Ari Folman

La Frontière de l’aube – Philippe Garrel

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Cannes’a Doğru…” bu yazı hakkında 4 yorum var

  • okaliptus80 diyor ki:

    Bundan 26 sene önce Costa Gavras’ın Missing’i ile ortak kazandığımız ödül dolayısıyla hafızalarımızda hiç de yabancı durmuyor Cannes Film Festivali. Yazılı adayların birçoğunu henüz göremediğim için bir yorum veya tahminde de bulunamayacağım 2008 için. Ben sevgili Oscar’ın izniyle Altın Palmiye’yi dünden bugüne hangi filmler kucaklamış onu paylaşmak istiyorum:

    1946: Antoine et Antoinette (Jacques Becker)
    1947: La bataille du rail (Rene Clement)
    1949: The Third Man – Üçüncü Adam (Carol Reed)
    1951: Miracolo a Milano – Milano Mucizesi (Vittorio de Sica) ve Fröken Julie (Alf Sjöberg)
    1952: The Tragedy of Othello: The Moor of Venice (Orson Welles) ve Due soldi di speranza (Renato Castellani)
    1953: Le Salaire de la peur – Dehşet Yolcuları (Henri Georges Clouzot)
    1954: Jigokumon (Teinosuke Kinugasa)
    1955: Marty (Delbert Man)
    1956: Le Monde du silence – Sessiz Dünya (Louis Malle & Jacques Yves Cousteau)
    1957: Friendly Persuasion – Kan Dökmeyeceksin (William Wyler)
    1958: Letyat zhuravli / Quand passent les cigogner – Leylekler Uçarken (Mikhail Kalatozov)
    1959: Orfeu Negro – Siyah Orfe (Marcel Camus)
    1960: La Dolce vita – Tatlı Hayat (Federico Fellini)
    1961: Viridiana (Luis Bunuel) ve Une aussi longue absence (Henri Colpe)
    1962: O Pagador de Promessas (Anselmo Duarte)
    1963: Il Gattopardo / The Leopard – Leopar (Luchino Visconti)
    1964: Les Parapluies de Cherbourg – Cherbourg Şemsiyeleri (Jacques Demy)
    1965: The Knack …and How to Get It (Richard Lester)
    1966: Un homme et une femme – Bir Kadın ve Bir Erkek (Claude Lelouch) ve Signore & signori – Kadınlar ve Erkekler (Pietro Germi)
    1967: Blowup – Cinayeti Gördüm (Michelangelo Antonioni)
    1969: If…. – Eğer… (Lindsay Anderson)
    1970: M.A.S.H. – Cephede Eğlence (Robert Altman)
    1971: The Go-Between – Arabulucu (Joseph Losey)
    1972: La Classe operaia va in paradiso – İşçi Sınıfı Cennete Gider (Elio Petri) ve Il Caso Mattei – Mattei Olayı (Francesco Rosi)
    1973: Scarecrow – Korkuluk (Jerry Schatzberg) ve The Hireling (Alan Bridges)
    1974: The Conversation – Konuşma (Francis Ford Coppola)
    1975: Chronique des années de braise (Mohammed Lokhdar Hamina)
    1976: Taxi Driver – Taksi Şoförü (Martin Scorsese)
    1977: Padre padrone – Babam ve Ustam (Taviani Kardeşler)
    1978: L’ Albero degli zoccoli – Nalın Ağacı (Ermanno Olmi)
    1979: Die Blechtrommel – Teneke Trampet (Volker Schlöndorff) ve Apocalypse Now – Kıyamet (Francis Ford Coppola)
    1980: Kagemusha – Dublör / Gölge Samuray (Akira Kurosawa) ve All That Jazz – Bütün O Tantana (Bob Fosse)
    1981: Czlowiek z zelaza – Demir Adam (Andrzej Wajda)
    1982: Yol (Yılmaz Güney/Şerif Gören) ve The Missing – Kayıp (Costa-Gavras)
    1983: Narayama bushiko – Narayama Türküsü (Shohei Imamura)
    1984: Paris, Texas (Wim Wenders)
    1985: Otac na sluzbenom putu – Babam İş Gezisinde (Emir Kusturica)
    1986: The Mission – Görev (Roland Joffe)
    1987: Sous le soleil de Satan (Maurice Pialat)
    1988: Pelle erobreren – Fatih Pelle (Bille August)
    1989: Sex, Lies, and Videotape – Seks Yalanları (Steven Soderbergh)
    1990: Wild at Heart – Vahşi Duygular (David Lynch)
    1991: Barton Fink (Joel Coen)
    1992: Den Goda viljan / The Best Intentions – İyi Niyetler (Bille August)
    1993: The Piano – Piyano (Jane Campion) ve Ba wang bie ji – Elveda Cariyem (Kaige Chen)
    1994: Pulp Fiction – Ucuz Roman (Quentin Tarantino)
    1995: Underground– Yeraltı (Emir Kusturica)
    1996: Secret & Lies– Sırlar ve Yalanlar (Mike Leigh)
    1997: Unagi/ L’anguille – Yılan Balığı (Shohei Imamura) ve Ta’m e guilass – Kirazın Tadı (Abbas Kiarostami)
    1998: Eternity and a Day – Sonsuzluk ve Bir Gün (Theo Angelopoulos)
    1999: Rosetta (Luc ve Pierre Dardenne Kardeşler)
    2000: Dancer in the Dark– Karanlıkta Dans (Lars von Trier)
    2001: La Stranza Del Figlio – Oğul Odası (Nanni Moretti)
    2002: The Pianist – Piyanist (Roman Polanski)
    2003: Elephant – Fil (Gus Van Sant)
    2004: Fahrenheit 9/11 (Michael Moore)
    2005: L’Enfant – Çocuk (Dardenne Kardeşler)
    2006: The Wind That Snakes The Barley – Özgürlük Rüzgarı (Ken Loach)
    2007: 4 luni, 3 saptamâni si 2 zile (Cristian Mungiu)

    (Festival, 1948 ve 1950’de düzenlenmemiş; 1968’de ise anlaşmazlıklar nedeniyle dağılmış.)

  • kadir503 diyor ki:

    Bu arada festival başladı, yanılmıyorsam sonuçlar 25 Mayıs gecesi belli olacak. Gönlümüz tabii ki Nuri Bilge Ceylan’dan yana bu sefer büyük ödüle kavuşabilecek mi bakalım. Ben, Ceylan’dan sonra ise Eastwood’un ödülü almasını istiyorum; her ne kadar filmini izlememiş olsam da… Zaten kimse izlememiş olsa gerek çünkü ilk bu festivalde gösteriliyor diye biliyorum filmleri. Umarım yanılmıyorumdur.

  • oscar1895 diyor ki:

    Sevgili kadir yanılmıyorsun, filmler ilk defa burada görücüye çıkıyor. Michael Moore’un Sicko’su hatırlarsanız geçen sene festivalde görücüye çıkmıştı ve ülkemizde henüz gösterime girdi. Bu da şu demek oluyor ki, bu adayları görmemiz bir seneyi bulacaktır maalesef.

    Yukarıda sevgili okaliptus önceki yıllarda ‘altın palmiye’yi kucaklayanları yazmış. Dikkatinizi çektiyse eğer 1999′da ve 2005′te olmak üzere, Dardenne Kardeşler bu ödülü iki defa kucaklamış. Bu sene de kardeşler bu ödülü alırsa eğer, sinema tarihinde bir ilk gerçekleşecek.

    Muhtemelen yukarıdaki festivalin şık afişi hepinizin dikkatini çekmiştir. Bu afiş David Lynch’in bir filminden esinlenilerek Pierre Colliere tarafından tasarlandı.

    Bu arada dün Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun adlı filmi Festival Sarayında görücüye çıkmış. Fransız basını film hakkında genelde olumlu yorumlar yaptı; fakat önceki N.B.C. filmleriyle kıyaslandığında daha başarısız olduğu görüşlerini savunanlar da mevcut. Filmin trailer’ına şuradan ulaşabilirsiniz:
    http://www.nbcfilm.com/3maymun/trailer.php?mid=8

  • oscar1895 diyor ki:

    61. Cannes Film Festivali sonuçları açıklandı…

    Altın Palmiye: Laurent Cantet’in beşinci uzun metraj çalışması ”Entre les murs”, jürinin kararıyla Altın Palmiye’yi kucakladı. Bu büyük ödül, usta aktör Robert De Niro tarafından takdim edildi. Usta aktör ödülü takdim etmek için sahneye çıktığında, salondaki konuklar tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

    En İyi Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan son filmi ”Üç Maymun” (Three Monkeys) ile bir kez daha Cannes’da alkışlandı. Başarılı yönetmen, ödülü güzeller güzeli aktris Faye Dunaway’in elinden alırken, ödülünü ”Büyük bir tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme” sözleriyle Türkiye’ye adadı. Bu ödül hepimizi fazlasıyla mutlu etti. Yolun açık olsun üstad…
    En İyi Yönetmen Ödülünü kucaklayan Nuri Bilge Ceylan
    En İyi Senaryo: 1999′da ”Rosetta”, 2005′te ”L’enfant” adlı filmleriyle iki defa Altın Palmiye’yi kucaklayan Dardenne Kardeşler, bu defa ”Le Silence de Lorna” adlı filmleriyle En İyi Senaryo ödülünü kucakladılar. Dardenne Kardeşler’e bu ödülü, geçen yıl aynı ödülü ”Yaşamın Kıyısında” adlı filmiyle kucaklayan Fatih Akın takdim etti.

    En İyi Erkek Oyuncu: Uzun süredir beklediğimiz Steven Soderbergh’in ”Che” adlı filminde Ernesto ‘Che’ Guevara’yı canlandıran aktör Benicio Del Toro jüri tarafından en iyi erkek oyuncu seçildi. Ödülü Fransız aktris Valerie Lemercier takdim etti. Usta aktör Del Toro, ödülü Ernesto ‘Che’ Guevara’ya adadı.

    En İyi Kadın Oyuncu: Walter Salles’ın son filmi “Linha de Passe” deki performansıyla Sandra Corbeloni bu ödülü kazanırken, ödülü Fransız aktör Jean Reno takdim etti.

    Festivalde Juri Ödülü, Paolo Sorrentino’nun yönettiği ”Il Divo” adlı filmine gitti. Güzel aktris Catherine Deneuve ve usta aktör-yönetmen Clint Eastwood Özel Ödüle layık görüldü. Ayrıca Jüri başkanı Sean Penn’in açılış konuşmasında Amerikan başkanına dokundurması dikkalerden kaçmadı.

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler