2013 Yılının En İyi 10 Filmi!

Bana göre 2013 yılında ülkemiz sinemalarında ve festivallerinde boy göstermiş sırasıyla en iyi 10 film…

 

1. Gravity (Yerçekimi) / {Alfonso Cuarón}

 

- Hemen hemen herşeyin yapıldığı sinema sanatında, hala böyle şaşırtıcı işler çıkmaya devam ediyor. Alfonso Cuarón bize saf sinemayı sunuyor. 3d teknolojisinin ilk defa bir filmde bu kadar gerekli olduğunu gözlemliyoruz ve görsel anlamda büyüleniyoruz. Bundan tam 119 yıl önce; sinema perdesinden insanların üzerine doğru gelen “tren”‘ in, o dönemin insanları üzerinde yarattığı etkiyi düşünürsek eğer, 2013 yılında benzer bir deneyimin sinema açısından ne demek olduğunu daha iyi anlarız.

 

 

2. Before Midnight (Geceyarısından Önce) / {Richard Linklater}

 

- Before Sunrise, Before Sunset ve Before Midnight, Linklater bu üç filmi 18 yılda tamamladı. Zaman akarken, biz seyirciler de bu seriyle büyüdük ve olgunlaştık. Serinin en felsefik ve duygusal işini de bu sene izledik. Sonuç; muazzam!  Linklater bize diyaloğun gücünü de kullanarak hepimizin içerisinde bir şeyler bulabileceği birer hayat kesiti sundu ve karakterlerini ve yaşantılarını aklımıza kazıdı.

 

 

3. Inside Llewyn Davis (Sen Şarkılarını Söyle) / {Ethan Coen, Joel Coen}

 

- Coen Kardeşler’ in en melankolik işlerinden biri Inside Llewyn Davis fakat buna rağmen hala çok komik ve ilham verici. Bir matem havası sürüp gidiyor film boyunca. Aradan müzik tarihi geçiyor, folk müzik Llewyn Davis ile birleşiyor. Kedi kayboluyor, kedi bulunuyor. En sonunda ise Bob Dylan’ la gönüllere bir ferahlık düşüyor. Muhteşem bir film!

 

 

4. Stories We Tell (Anlattığımız Hikayeler) / {Sarah Polley}

 

- Sinemada izlediğimiz şeyin bir başka insanın anıları olması ilginç ve bir o kadar da özeldir. Herkes kendi anılarını film yapmak ister ya da ölümsüzleştirmek ister. Sarah Polley geçmişte yaşadıklarını ve kendi benliğini bulmak için sorular soruyor, ailesinden ve yakınlarından cevap istiyor. Sorular ne olursa olsun cevaplar çarpıcı! Belgesel türünde ve gerçekçi bir yapıda, son derece sürükleyici bir hikaye anlatımıyla, bize unutulmaz bir yaşam kesiti vaad ediyor Stories We Tell.

 

 

5. Blue Is the Warmest Color (Mavi En Sıcak Renktir) / {Abdellatif Kechiche}

 

- Muhteşem bir büyüme hikayesi esasında. İnsana dair duyguların bir harmanı var filmde. Sadece bu sefer bir adam ve bir kadın yok. Bir kadın ve başka bir kadın var. Yaşananlar bildiğimiz şeyler fakat o kadar gerçekçi ki, izlediğimiz şeyin bir kurgu olduğunu unutup gerçekliğe kendimizi bırakıyoruz. Bu da sinemada az şey değil doğrusu!

 

 

6. Beasts of the Southern Wild (Düşler Diyarı) / Benh Zeitlin

 

- Çocukluğa dair görsel, şiirsel bir başyapıt. Küçük kızı canlandıran Quvenzhané Wallis’ e hayran olmamak elde değil.

 

 

7. The Great Beauty (Muhteşem Güzellik) / {Paolo Sorrentino}

 

- Fellini’ nin başyapıtı la dolce Vita’ dan 50 yıl sonra gelen bir Roma güzellemesi ve yazma zorluğu çeken bir yazarın hikayesi. Muazzam bir görsellik ve varoluşçu bir yapı. Avrupa’ da yılın filmi aynı zamanda. Hakettğini söylemek lazım.

 

 

8. Lincoln / {Steven Spielberg}

 

- Spielberg mükemmel bir atmosferle bizi Amerikan tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. Daniel Day-Lewis’ in harika performansıyla köleliğin kaldırılma süreci anlatılıyor. O dönemde yaşanan politik ayrılıklar, Lincoln’ ün bunlara tepkisi ve çözüm süreci çok güzel aktarılırken, kazanılan özgürlüğün de ne kadar zor kazanıldığı gösteriliyor.

 

 

9. Blue Jasmine (Mavi Yasemin) / {Woody Allen}

 

- Woody Allen’ ın son yıllarda çektiği filmler arasında en başarılısı Blue Jasmine. Cate Blanchett’ in oscarlık performansıyla da özel bir film olmayı başarıyor. “Sınıf” kavramı ve insanoğlunun kırılganlığı, Woody tarzı komik ve her zaman olduğu gibi çarpıcı şekilde anlatılıyor.

 

 

10. Frances Ha / {Noah Baumbach}

 

- Bu yılın en büyük sürprizlerinden ve en komik filmlerinden biri. Naif bir sinema örneği ve özledimiz bir tat. Bu duruma uygun olarak da siyah-beyaz bir film tabii. Diyalogların ve doğal performansların altını da çizmek gerek. The Squid and the Whale’ den sonra Noah Baumbach’ ın dönüş filmi. 

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“2013 Yılının En İyi 10 Filmi!” bu yazı hakkında 6 yorum var

  • Mehmet ÇELİK diyor ki:

    İlginçtir ki geçen sene de yaptığın yıl sonu değerlendirmesinde sadece ilk sıradaki filmi seyrettiğimi hatırlıyorum. Bu sene de öyle oldu :)

    Yerçekimi hakikaten teknolojinin nimetlerini amaç doğrultusunda değil de, saf sinema dilini anlatmada araç olarak kullanan ve bunu da çok iyi başaran mükemmel bir filmdi.

  • D. Ziya Toroslu diyor ki:

    Henüz izlemediğim birkaç önemli film olmakla birlikte geride bıraktığımız yılın çok bereketli geçmediğini düşünüyorum kendi adıma.

    Benden ufak bir katkı:

    2013′ün en iyi üç filmi

    1. Sen Aydınlatırsın Geceyi

    2. Holy Motors (Kutsal Motorlar)

    3. Captain Phillips (Kaptan Phillips)

  • Yusuf Bozdemir diyor ki:

    Geçen sene değil de, bi önceki seneydi Mehmetçim. Geçen sene askerdeydim, o yüzden yazamadım:)

    Sen Aydınlatırsın Geceyi’ yi listeye son anda almadım Ziyacım. Frances Ha kıl payı öne geçti. Captain Philips ise bu senenin iyi filmlerinden biriydi gerçekten. Holy Motors’ u ise ne yazık ki izleyemedim fakat müthiş bir film olduğunu sıklıkla duyuyorum. İzliycem bakalım bi ara…

  • Mehmet Çelik diyor ki:

    Evet, bir önceki seneydi. Zirvedeki film de ‘The Tree of Life’tı, hatırladım :)

  • okaliptus80 diyor ki:

    Emeğine sağlık sevgili Yusuf. Yine hazıra konmuş olduk sayende. Öyle bir iştahlı anlatıyorsun ki, gel de not etme.

    Sevgili Mehmet, sen yine iyisin. İzlemeyi bırak, ilk kez duyanlar var, onlar ne yapacak :)

  • Jef _ Costello diyor ki:

    Öncelikle 2012´den (yılından) izlemek istediğim, ama ne piyasada bir dvdsini gördüğüm, ne de internette bir videosu´nu bulabildiğim iki filmi öne çıkartayım:

    The Weight (2012)
    White Epilepsy (2012)

    (bu iki film de if´´te gösterildi)

    2012´den önereceğim tek film ise-> “Vanishing Waves” (2012)

    **

    2013´e göz atarsak dört filmi öne çıkartmak istiyorum ama üçünü izleyemedim, gene yukarıda sebeplerden ötürü..

    La Danza de la Realidad (2013)
    Epizoda u zivotu beraca zeljeza (2013)
    Miss Violence (2013)

    bu üçünü izleyemedim..Açıkçası sadece “Miss Violence”´yi merak ediyorum..
    Jodorowsky de diğer auter´´lere katıldı ve artık mastürbasyon yapmaya başladı..

    2013´yılından şiddetle tavsiye ettiğim film ise şudur:
    -> Intimnye mesta (2013)

    **

    İf 2014´ katoloğundaki filmlere göz attım ve Trier´in filminin fos (balon) çıkacağını tahmin ediyorum.
    Onun da artık miladı doldu..
    (İf 2014´de dikkatimi çeken tek filmse şu: -> Neposlusni (2014)
    http://www.ifistanbul.com/tr/filmler/neposlusni )
    Haneke ve Dardenneler emekli oldular sayılır..
    Dumont ve Reygadas ise eğer yeni bir filme imza atarlarsa kendilerini tekrarlamış olurlar..

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • Festival ve Seçkiler
  • +Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • +Yönetmenler