Afilli Delikanlı

Sweet Sixteen ( Afilli Delikanlı ) 2002 / Ken Loach

Yer : Lumiere Brothers Sinemaları  Salon 2

Tarih: 20.11.2009- 04.12.2009 arası matineler

Gala : 20.11.2009 Cuma

Ken Loach’ın bir çok festivalde gösterilmiş Cannes  Film Festivalinden en iyi senaryo ödülü ile  dönmüş 2002 yapımı filmi bu hafta sinemamız tarafından gösterilecektir.

Tüm katılımcı arkadaşlar yorumlarını filmin yorum kısmına yazabilirler…  Herkese iyi seyirler

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace

“Afilli Delikanlı” bu yazı hakkında 2 yorum var

  • milsin diyor ki:

    Bu kadar yapaylıktan uzak olabildiğince doğal ama bir o kadar da etkili bir film çekmek herhalde her yönetmenin harcı değil… Evet Ken Loach 15’ini bitirmesine 3 ay kalan Liam’ın hayatına kamerasını yönlendiriyor… Hem acıklı hem tehlikeli hem de dramatik bu 3 ayın Liam’ın hayatından alıp götürdüklerini yalın ve sade bir sinema diliyle ama bir o kadar vurgulu şekilde anlatıyor…

    Anne sevgisi aile kavramı ve bir arada yaşama isteği… İşte bu kavramlar altında Liam’ın neler yapabileceğine şahit oluyoruz film boyunca… Hapisanede olan annesinin çıktığında sevgilisiyle değil de kendisiyle birlikte yaşaması ve kalacakları bir yer edinmek maksatlı giriştiği uyuşturucu satıcılığı işinden, büyüklerinden aldığı terfiyle daha sağlam daha para getiren ama bir o kadar da daha riskli bir işe kendini nasıl savurduğuna ve bu uğurda en sevdiği arkadaşından vazgeçme ve sonunda da 16 yaşına girdiği gün işlediği büyük suçla hayatını bir hiç uğruna nasıl heba ettiğine, annesine duyduğu büyük sevginin karşılığını alamamasının verdiği üzüntü ve delikanlılığın verdiği heyecanın şiddetinde tanıklık ediyoruz…

    Liam’ın hikayesi olabildiğince duru bir anlatıma rağmen çok sarsıcı bir dram aslında anne ve çocuklar arasındaki bağın bazen ne kadar sarsıcı sonuçlar doğurduğuna bir annenin sevdiği adam mı çocukları mı sorusuna vereceği cevabın izinde iki tarafı da anlam çabası ama her koşulda çocukların hayata karşı aldıkları kapanmayan yaralar filmin asıl vurgusunu oluşturuyor… Liam’ın hikayesi son derce gerçekçi bir hikaye Loach filmografisinin en önemli filmlerinden biri kuşkusuz bu açıdan izlenmesi elzem filmlerinden… Ailesel yabancılaşma yalnızlık ve sevgi ihtiyacının çocukları hangi yollara sürükleyeceğinin de güzel bir anlatımı…

  • kadir503 diyor ki:

    - Bildiğimiz Loach Bir Loach Filmi -

    Cannes’da ‘En İyi Senaryo’ ödülünü kapmış ve genç başrol oyuncusuna katıldığı festival ve ödül törenlerinde ödülle dönen, en kaba ifadeyle tipik bir Ken Loach filmi “Sweet Sixteen”. Yine sistem karşıtlığı filmde izleyenin gözüne sokulmadan alttan alta vurgulanıyor, Loach usulü.

    Tıpkı “My Name is Joe”daki gibi “Sweet Sixteen” de karakter merkezli bir film. Hayata tutunmaya çalışan orta yaşlı bir karakter yerine bu sefer ergenlik çağındaki bir genci görüyoruz baş karakter olarak. Arada bunca yaş farkı olsa da karakterlerin amaçları aynı: Hayata tutunma ve her şeyi yoluna koyma isteği… İçerisinde yaşadığı dünya Liam’ın bu amacına ulaşmasına bir türlü izin vermiyor önüne türlü zorluklar çıkararak. Babasını hiç tanımamış, annesi hapiste ve kız kardeşiyle de pek de iyi geçinemeyen bu genç ‘adam’ Liam; okulunda derslerini çalışıyor ve güzel günler geçiriyor olması gerekirken bir uyuşturucu satıcısı haline geliveriyor. Tek hayali tahliyesine birkaç ay kalmış annesini sevindirip, onunla birlikte hiç olamadığı mutlu aileyi oluşturmak. 16 yaşına basmasına kısa bir süre kalan bir çocuk için çok zor bir hayat Liam’ınki; ama o ne olursa olsun hiçbir zaman bu hedefinden vazgeçmiyor ve her şeyin üstesinden gelmeye çalışıyor. Tabii şartlar ona izin verdiği sürece.

    Liam’ın en yakın dostuyla giriştiği uyuşturucu satıcılığı işi ile girdiği bölgenin suç şebekesinden ötürü her ne kadar yan hikayeler filme dahil olsa da (bazı suç filmi klişeleri yer buluyor bölümlerde) filmin üzerinde durduğu nokta hep Liam’ın ailesini toparlama ve hayata tutunma çabası oluyor. Zaman zaman film; biz bunu daha önce defalarca gördük Loach dedirtse de yönetmenin kamerasının gücü izleyeni ekrana kilitleyip, hikayeyi etkileyici bir hale getirmesini de biliyor.

    Loach’ın birçok filminde rastladığımız doğallık ve yarı belgeselimsi geçekçi atmosfer “Sweet Sixteen”a da hakim. Yine oyuncular abartıya kaçmadan hem gösterişli hem de doğal bir oyunculuk sergiliyorlar. Yine renk ve ışık kullanımı olabildiğine mat ve karamsar… Yine, yine… Bildiğimiz bir Loach filmi işte!

    - ‘Sweet Sixteen’ {Afili Delikanlı, 2002} / Ken Loach -

Yorumunuzu bildirin

Yazı hakkında yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Kategoriler
  • +2017
  • +Dosyalar
  • +DVD Köşesi
  • +Festival ve Seçkiler
  • Film Eleştirileri
  • +Genel
  • +Hacksaw Ridge
  • +Söyleşiler
  • Yönetmenler