1950′ler Tayvan’ında yaşamak zordu!

‘Tong nien wang shi’ {Yaşama Zamanı ve Ölme Zamanı – 1985} / Hsiao-hsien Hou

( Daha popüler ismiyle ‘A Time to Live and a Time to Die’ )

Tayvan Yeni Dalga Sineması’nda Edward Yang ve  Tsai Ming-liang ile bir sac ayağı oluşturan usta yönetmen, ülkesinin 20. yüzyıl “tarihine” siyasal-toplumsal-kültürel veçheleriyle ışık tutar. Kabaca 1900-1945 yıllarına tarihlenen Çin-Japonya gerginliğini ‘The Puppetmaster’a fon olarak seçmişse de; sinemasının ana yol haritası, mezkur gerginliğin yerini bıraktığı Çin / Tayvan “ayrılığı”dır.

Fakat has sinema yapar Hou… Doğrudan mesaj iletmek gibi bir kaygısı yoktur. Filmleri, siyasal/kültürel iklimin birey ve aile üzerindeki patetiğini verir. Nispeten en politize işi diyebileceğim ve anakaradan Tayvan’a göç eden bir aileyi dört kardeş üzerinden gözler önüne seren ‘Bei qing cheng shi’ {A City of Sadness – 1989} dahi, son kertede bireyin dramına yoğunlaşan bir sanat harikasıdır.

Otobiyografik bir yapım olan Yaşama Zamanı ve Ölme Zamanı’nda yönetmen, bizi 50′lere yani çocukluk yıllarına döndürür. Milliyetçi/Komünist savaşının Tayvan’a göç etmeye zorladığı ailesinin, merkezden uzak bir banliyödeki hayat kavgasına tanıklık ettirir.
Malum anlatıcı ses, aile fertlerini tanıtmaya başlar: Öğretmen emeklisi hasta baba; anaç anne; üniversite okumak isteyen kızkardeş; Çin’e dönme hayalindeki büyükanne… Merkezde ise “o”… Hepsinin bir hikayesi var.
Anılarından yararlanan Hou, yaşanan “acıları” bir ailenin çözülüşüyle paralel verir. Geri dönme özlemi ağır basar ama elden birşey gelmez.

Müteakip filmlerinde de görüleceği üzere, sokaklar/çeteler ve ergen gençlik geniş yer tutuyor. Mevcut manzarada “yeni nesil” de  kendine bir yol çizmeye çabalıyor. Büyümenin sancıları, Tayvan’ın “kimlik kazanma” sancılarına paralel ilerliyor.

Tayvanlı, yine yumuşak bir öykü anlatımını tercih etmiş. Kamera kullanımı, Ozu’yu aratmıyor. Diyaloglar, az ve yalın. Dinginlik, huzur veriyor; sinematografi (Yağmurun vurduğu Tayvan sokakları, yeşillik araziler…) her Hou filmi gibi alıp götürüyor.

Doğa, en natürel halleriyle yansıyor. Edward Yang’da şehir baskın iken; Hou sinemasında bir kez daha kırsal galebe çalıyor.

Yönetmenin en kişisel filmi…

Yazıyı buralarda paylaşabilirsin
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • email
  • Google Bookmarks
  • Live

Yorumunuzu bildirin

Kategoriler
  • +Dosyalar
  • +Festival ve Seçkiler
  • Filmler
  • +Genel
  • Yönetmenler