Popüler Kültürün Acımasız ve Etkili Silahları…
Fish Tank ( Akvaryum ) 2009 / Andrea Arnold

Mia 15 yaşında kural tanımaz asabi huzursuz asi genç bir kızdır. Arasının fazlasıyla bozuk olduğu yaşadığı dünyada tek zevk aracı rap müzik ve dans etmektir…
Mia, bakımlı güzel ama bir o kadar da çocuklarına ilgisiz annesi ve küçük kız kardeşiyle İngiltere’nin varoşlarında eski bir apartman dairesinde yaşamaktadır… Sıkıcı hayatı bir gün aniden değişir Mia’nın… Annesi yeni bir erkek arkadaş edinmiş ve bir süre sonra beraber yaşamaya başlamıştır… İlk günden kendini evlerine gelen bu yakışıklı yabancıya kaptıran Mia onunla yaşayacaklarına da engel olamaz elbette… ancak bu engllenemez birlikteliğin sonucu da bilinmeyen bazı sırların açığa çıkması olacaktır…

Fish Tank filmini sevdiğimi söyleyerek yazıma başlayayım… Yönetmen filmini tamamen gerçeklik üzerine inşa etmiş diyaloglar ingiliz aile yaşamı günlük dil hepsi olabildiğince sahici.. Popüler kültür değişim yabancılaşma ve yozlaşma üzerine dikkat edilesi bir film Fish Tank…
Popüler kültürün özellikle rap müzik ve dans odaklı olarak İngiltere’nin amaçsız ve kimliksiz gençliği üst zemininden anlatımı epey ilgimi çekti ve bencede oldukça başarılıydı…İçki içmek dans etmek ve devamlı sevişmek veya sadece bunlar odaklı yaşamak işte filmin anlatmak istediği yozlaşmayı doğuran popüler kültür hastalığının sonuçları… Kopuk aileler idealsiz gençlik özgürlük adı altında yozlaşan bir toplum… Ve elde kalan tek şey DANS… Filmdeki tek iletişim kaynağı…
Filmin hikayesinin ikinci ana eksende anlattığı, Mia’nın, annesinin erkek arkadaşıyla yaşadıkları ve sonu da yine bu pencereden bakıldığında olabildiğince popüler kültür ağırlıklı… Hızlı yaşanıp hızlı tüketilen cinsten Mia’nın deyimiyle yaşanılması gerekli… Ama özünde yanlış Mia tarafından farkedilmeyen bir yanlışlık bu tabi…

Ben yönetmeni canı gönülden kutluyorum… Siyasi toplumsal tüm hareketlerden el çektirilen beyni popüler kültür oyunlarıyla yıkanmış tüm halkların ilerde karşılaşacakları bir gerçeklik sunmuş filmiyle her şeyi çok güzel anlatmış sinema dilini sevdim vurgulamalarını beğendim… Tabi eleştirlerimde oldu klişe unsurlara çok sık başvurmuş aslında olabildiğince özgün bir film olabilirmiş neden akışına bırakmamış da küçük sinema hilelerine başvurmuş anlamadım … Filmi izleyen arkadaşlar ne demek istdiğimi anlayacaktır…
Sonuç olarak Loach’ın my name is joe’su kadar doğal ve gerçek bir film var karşımızda herkesin izlemesini şiddetle öneririm filme puanıma gelince o küçük hileler vereceğim puanı düşürdü biraz ama yine de 10/7…








