Kalplere Seslenen ‘Merkez İstasyonu’

Son yıllarda Brezilya sinemasını ayakta tutan Walter Salles’in izleyen hemen herkesin kalplerine seslenen filmi ‘Merkez İstasyonu’; 90’ların en iyi filmlerinden biriydi kuşkusuz. Bu filmin izleyenin gönlünde bu kadar yer etmesinde Salles’in yönetiminin yanında filmin yıldızı Fernando Montenegro da film için çok önemli bir yere sahip.

Filmin bu kadar sevilmesinin ve başarılı olmasının en önemli sebebi hiçbir duygu sömürüsüne yer vermeden insanın kalbine ve insana dair birçok olguya seslenebilmesi olarak gösterilebilir. Brezilya’nın her ne kadar kendine has bir kültürü olsa bile filmde anlatılanlar sadece insana dair şeyler olduğundan hiçbir bir milletin yabancılık çekmeyeceği çok sıcak ve samimi bir yapıda filmimiz.

Okuma-yazma bilmeyen insanlara mektup yazarak geçimini sağlayan emekli öğretmen Dora ile tanışmak istediği babasına annesiyle beraber mektup yollamaya çabalayan Josué’nin hayatları Dora’nın çalıştığı Rio de Jenerio’nun merkez istasyonunda kesişiyor. Kendisi gibi yalnız arkadaşı dışında sosyal bir çevresi bulunmayan tüm insancıl duygularından arınmış gibi duran oldukça soğuk tipli biridir Dora. Zira yazdığı mektupları kayda değer bulmadığı takdirde göndermeye bile tenezzül etmez. Annesinin trajik ölümü sonrası ortada kalan Josué’yi başta görmezden gelse de onu sokakta tek başına bırakmaya gönlü razı gelmez. Bu duvar gibi soğuk duran kadın onu illegal bir çocuk esirgeme kurumuna bıraktıktan sonra da vicdan azabı duyarak onu tekrar yanına alır. Hayattan beklentisi olmayan bu kadın için hayatında artık bir gaye olmuştur 12 yaşındaki Josué. Daha tanışma imkânı bulamadığı babası dışında bir yakını olmayan bu küçük çocuğa istemeden de olsa yardım etmek zorunda kalmıştır. Kaderi Dora’ya böyle bir oyun oynamıştır ve Josué’nin babasını aramaya yönelik oldukça naif, komik, duygusal ve insancıl bir yolculuğa çıkarlar…

– Filmi izlemeyen okumasın! –

Başta hiç anlaşamayan bu iki karakterimizin çıktıkları yolculuk fiziksel bir yolculuk olmasının yanı sıra içsel de bir yolculuktur. Esasen film Josué’nin babasına olan özlemini ve onu arayışını anlatıyormuş gibi dursa da bu Dora’nın hikâyesidir. O amaçsız, herkese mesafeli, gaddar kadın için belki de çok eskilerde bıraktığı duygularına ulaşmanın, sevgiyi tatmanın yolculuğudur bu. Yolda tanıştıkları tır şoförüne olan ilgisiyle ne kadar yalnız ve duygularından arınmış bir ‘kadın’ olduğunu öğrenirken; Josué ile ebeveynleri üzerine yaptıkları konuşmalardan da Dora’nın geçmişte ve çok derinlerde kalan babasına dair duygularına da şahit oluruz. Dora ile Josué’nin ilişkisi ilk bakışta bir ana-oğul ilişkisi gibi gözükse de aslında bir arkadaşlık hikâyesidir. Filmin sonlarına doğru Josué’nin üvey de olsa buldukları kardeşleri esasında bir yabancı olan Dora’ya ağır basacaktır. Ruhunun çok derinlerine attığı duygularını Josué sayesinde tekrar kavuşan Dora için sadece çekindikleri resimler sayesinde hatırlayıp anacağı bir arkadaştan ziyade tüm hayatı boyunca unutamayacağı bir arkadaş geriye kalmıştır…

Brezilya’ya has birçok TV dizisinin yanı sıra özenli film seçimleriyle karşımıza çıkan, bu filmdeki oyunculuğuyla Akademi’den adaylık almış, olağan üstü bir Fernando Montenegro(Dora)’nun yanı sıra daha önce hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan, Salles’ın ayakkabılarını boyatırken keşfettiği Vinícius de Oliveira(Josué) da filmde çok başarılıdır.

Her ne kadar ucu bucağı bir türlü gelmeyecek gibi duran bu iki insanın yolculuğunu ve macerasını izlesek de hikâyenin fonunda tüm ülkenin baş sorunu yoksulluk ve nice sorunlar yer alır. Brezilya’da ortaya çıkan ‘Cinema Novo’ akımının izlerini çokça hissettiğimiz bu hüzünlü olduğu kadar da komik olan hümanist yol filmini duygularını kaybetmiş ya da kaybetmemiş herkesin görmesi gereken bir film…

- ‘Central do Brasil’ {Merkez İstasyonu, 1998} / Walter Salles -

Yazıyı buralarda paylaşabilirsin
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • del.icio.us
  • email
  • Google Bookmarks
  • Live

Yorumunuzu bildirin

Kategoriler
  • +Dosyalar
  • +Festival ve Seçkiler
  • Filmler
  • +Genel
  • Yönetmenler